Gazeteistasyon-Gazetecilerin gözaltına alınmasını protesto eden DFG ve MGKP, TGS, “Özgür basının kalemi iki yakalarını bırakmayacak. Biz değil iktidar korksun, gelin bu saldırıları hep birlikte dayanışma ve mücadele içinde boşa çıkaralım” dedi.
Kürt Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında dün 9 kentte yapılan ev ve büro baskınlarında gözaltına alınan 11 gazeteciye ilişkin DFG binası önünde basın açıklaması yapıldı.
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eşbaşkanı Dicle Müftüoğlu, 14 Ekim’de çıkardığı Sansür Yasası’na dikkati çekerek, “Tüm Türkiye, ‘dezenformasyonu önleme’ kılıfı altında Meclis’ten geçirilen ‘Sansür Yasasının olası etkilerini tartışırken, Kürt gazetecilere yönelik bir operasyon daha gerçekleştirildi. Kürt basınına yönelik bu tür operasyonlar, gazetecileri susturma ve gerçekleri karartma operasyonlarıdır. Kürt karşıtlığı ve düşmanlığında sınır tanımayan iktidar, savaş gerçekliğini tüm çıplaklığıyla halka ulaştıran Özgür Basın gazetecilerini asla susturamayacaktır. ‘Gerçekler Asla Karanlıkta Kalmayacak’ geleneğinden gelen Özgür Basın çalışanları, ne dün ne bugün hiçbir baskıya baş eğmediğini tüm pratiğiyle ortaya koymuştur. Apê Musa, Gurbetelli Ersöz, Deniz Fırat, Cengiz Altun, Ferhat Tepe ve Nagihan Akarsel’den gücünü alan Kürt gazeteciler olarak bu saldırılara karşı da baş eğmeyeceğiz. Gerçeğin kalemini kırmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. 1990’lı yıllarda bombalama ve katletmelerle susturamadığınız Özgür Basın’ı böylesi düzmece operasyonlarla da susturamayacaksınız! Baskıcı, despotik iktidar şunu bilsin ki korkunun ecele faydası yoktur. Ne tür baskı yaparsalar yapsınlar, ne kadar sansür yasaları çıkarsalar çıkarsınlar, Kürt gazeteciler tehdit, baskı, gözaltı ve tutuklamalarla asla korkmaz, mücadeleden vazgeçmez ve baş eğmez'' dedi.
Tüm gazetecilere mesaj vermek istiyorlar.
Müftüoğlu, İktidarın sadece Kürt gazetecilere değil, tüm gazetecilere mesaj verdiğini ifade ederek şunları söyledi: ''Baskıyla korkutmak, gözaltılarla geri adım attırmak ve gündemi saptırmak istiyorlar. Altını bir kez daha çiziyoruz, tüm çabaları beyhudedir. Büyük bedeller vererek, bugünlere gerçeklerden asla taviz vermeyerek gelen Özgür Basının kalemi iki yakalarını bırakmayacaktır. Tüm gazetecilere ve meslek örgütlerine çağrımızdır; biz değil iktidar korksun, gelin bu saldırıları hep birlikte dayanışma ve mücadele içinde boşa çıkaralım. Tüm gazetecilere özgürlük diyoruz, Özgür Basın susturulamaz!”
TGS Diyarbakır Temsilcisi Mahmut Oral, gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Oral, Sansür Yasası’nı hatırlatarak, “Bu yasanın onaylanması için imza verenler, gelecekte kendilerini tarih önünde utandıracak bir fotoğrafla galebe çanları çaldılar. Utanacaklar çünkü uygar dünyanın hiçbir ülkesinde görülmemiş şiddette bir sansürü bu ülke halkına ve basınına layık gördüler” dedi.
Gözaltına alınan gazetecilerin şiddete ve işkenceye maruz kaldığına vurgu yapan Oral, “Aralarından biri daha 45 günlük bir bebeği olan anne idi. Zemo Ağgöz’ün bebeğine süt vermesi, saatlerce engellendi. Avukatlar hiç olmasa o bebek için annesinin bir an önce ifadesinin alınmasını ve akıbetinin belirlenmesini istediler ama nafile. Talep yanıtsız bırakıldı. Böylelikle iktidar, ne kadar zalim olduğunu da bir kez daha ortaya koymuş oldu. Bir meleğin yaşamına kast edecek bir eylemdir bu” diye belirtti.
Basın direnecek
8 Haziran’da yine aynı kuruluşların çalışanlarına benzer bir baskın yapıldığını anımsatan Oral, “Aradan 140 gün geçmiş ortada hala iddianame yok. O zaman ve daha önceki benzer eylemlerde de hep tekrar ettik. Bu operasyonlarla basının sesini kısamazsınız. Yine söylüyoruz, özgür basın susmayacak. Bu operasyonlar sonsuza kadar sürse, basın sonsuza kadar size karşı ayakta duracak ve direnecek” diye konuştu.
Susmayacağız
İktidara seslenen Oral, şunları söyledi: “Bu yasayı çıkardığınız sansür yasasının da bir provası olarak gördüğümüzü de belirmek istiyoruz. Türkiye’nin tarihi nitelikteki Haziran seçimleri öncesinde aldığınız kararla, basını, muhalefeti, aykırı sesleri susturacağınıza inanıyorsanız aldanıyorsunuz. İşlediğiniz suçları, yaptığınız hırsızlıkları, halkı nasıl soyduğunuzu, partici adam kayırlarınızı, insanları sivil ölümlere mâhkum ettiğinizi yazıyoruz ve yazmaya devam edeceğiz. Ne yaparsanız yapın, asla susmayacağız