Koronavirüs karşısında hükümetin tavrını eleştiren Sancar, AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş’un “Sokağa çıkıp soralım koronavirüs mü zararlı yoksa HDP mi” sözlerini Can Tv'ye değerlendirdi:
-Toplumun tamamını tehdit eden çok ciddi bir salgın ile karşı karşıyayız. Bu iktidar, bu salgını gerçekten yönetemiyor yönetememenin ötesinde kötü yönetiyor, üstelik bilerek kötü yönetiyor.
-Çünkü belli tercihlere sahip bu iktidar. Bu tercihlerde toplumu önceleyen bir nitelik taşımıyor. Dolayısıyla topluma zarar verecek her türlü adımı atmakta tereddüt etmiyor. Böyle bir ortamda alıştıkları yöntemlerle durumu idare etmeye çalışıyorlar.
-İktidarın en çok alıştığı yöntemde kutuplaştırma ve ötekileştirerek, toplumda bu kutuplaştırma sayesinde kendi konumu sağlamlaştırmak. HDP’yi de bu açıdan iktidar sözcüleri olağan düşman konumuna yerleştiriyorlar.
İçişleri Bakanlığı’nın 10 Nisan Cuma akşamında yasağın uygulanmasına 2 saat kala açıkladığı sokağa çıkma yasağını da eleştiren Sancar, “O süre içinde insanların dışarıya çıkması kimin sorumluluğundadır? İnsanlar enfekte oldularsa ki, büyük bir ihtimalle on binlerce kişi virüsü kapmıştır. Peki bunların sağlığının tehlikeye girmesinden kim sorumlu? Eğer bu insanlar hayatını kaybederse bunun hesabını kim verecek ? İçişleri Bakanı çıkıp ben yanlış yaptım diyor? öngöremedim diyor, ortada bir hata olduğunu kabul ediyor. Ortada bir hatadan öte bir aymazlık var. Bu aymazlığın sonucu basit değildir. Milyonlarca insanın sağlığı tehlikeye girmiştir. Milyonlarca insanda bundan çok büyük zararlar görecek. İçişleri Bakanının istifasını kabul edilmemesinden sonra, düşünmemiz gereken budur bunun hesabını kim verecek sorumlu olan kim.' dedi.
HDP’li Belediyelere kayyum atanmasına da değinen Sancar, “İktidar kötü yönetiyor dedik, bir de fırsatçılık yapıyor. Bizim belediyelerimize kayyum atadı. 8 Belediyemizi salgın sürecinde gasp ettiler. Böylesine salgın sürecinde yerel yönetimlerin hayati bir rolü olduğu aklı başında olanların kabul edeceği bir şeydir. Yerelde başlar mücadele çünkü halkın ihtiyaçlarını en bilen yerellerdir, belediyelerdir. Yerelin çalışmasını engellerseniz bu salgını nasıl kökten çözülecek” diye sordu.
İçişleri Bakanlığı’nın İstanbul ve Ankara Büyüşehir Belediyelerinin CHP’li başkanlarına açtığı soruşturmaya da değinen Sancar, şunları söyledi:
-Siz iyi çalışan belediyeleri görevden alıyorsunuz,her şeyi kendi tekelinizde topluyorsunuz, aynı mantıkla İstanbul ve Ankara belediyelerine de yapıyorlar.
-Kayyum atamak değil ama, biliyorsunuz soruşturma açıldı. Niye soruşturma açıldı, halka yardım etmek için bağış toplamışlar. Böylesine iyi bir niyeti cezalandıran zihniyet nasıl bir zihniyettir. Bu iktidar fırsatçıdır. Sadece kötü yönetmiyor bir de kötülük saçıyor.
Koronavirüs sürecinde çalıştırılan işçilerin mücadelesi üzerine de değerlendirmelerde bulunan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, sözlerini şöyle sürdürdü:
-Biz diyoruz ki, işçileri korumak için toplumun devamı açısından zorunlu alanlar dışında üretimi durdurun. Bunu bir süre yapın. Bunu yapacağınız zamanda insanlara ekonomik güvence sağlamak zorundasınız.
-Ekonomi insan sağlığından daha önemli değil ama, salgın büyürse ve yayılırsa yarın öbür gün ekonomi kendinden duracak. Yani çalışacak insan bulamayacaksınız.
-İşçiler kitlesel bir şekilde hastalanırsa veya hayatlarına bir şey gelirse siz ekonomiyi de yönetemeyeceksiniz.
-Kötü, yönetemiyorlar derken, demek istediğim şey bu kendi tercihlerinde de tutarlı değiller.
10 Nisan akşamında telaşla marketlere koşuşturan insanlara yandaş gazetecilerin sarfettiği hakaretleri hatırlatan Mithat Sancar, “Halka böyle bir panik yaratırsanız üstelik bunun sorumluluğunu kabul etmişsiniz. Bunun faturasını halka çıkaramazsınız. Haddiniz değil. Halka hakaret etmek hiç kimsenin haddi değildir. Halk kendine hakaret edenleri unutmaz ve unutmayacaktır. O gün halkı aşalıyan o yandaşların sicillerini halk kendi vicdanında tutmuştur ve bunun hesabını soracaktır” dedi.
TBMM’de kabul edilen İnfaz yasası düzenlemesi üzerine değerlendirmeler yapan HDP Eş Genel Başkanı Prof.Dr. Mithat Sancar, “Bu iktidar, kötülük yapıyor. Salgını infaz düzenlemesi için fırsat olarak kullandı. İnfaz indirimi isteği çok önce MHP tarafından gündeme getirilmişti. Gündeme getirenler bunun ne amaçla getirildiği de belli edilmişti. Çakıcı için hazırlanmış bir teklifti. O dönem AKP ve MHP arasında olan ittifaktan dolayı askıya alınmıştı. Bugün bu salgın bahane edilerek yeniden gündeme getirildi. Sözcülerimiz parlamentoda bu düzenleme için Yandaş Affı tanımını kullandılar ve bu doğrudur. Kendi yandaşlarının serbest kalmasını istiyorlar. Bunların içerisinde çete liderleri var soyguncular, hırsızlar gibi tacizciler, tecavüzcülerin olduğu çeşitli kademelerde bulunan, bunların dışarıya çıkması sağlandı. Kimler içeride tutuldu iktidarın kendine düşman olarak belirlediği muhalif olarak kodladığımız, çok geniş bir kesim tutuldu. Mesela rüşvetçiyi dışarı çıkardı, ama rüşveti ortaya çıkarını içeride tutuyor. Tacizciyi çıkarıyor çete liderlerini çıkarıyor ama bunlarla ilgili tweet atanı içeride tutuyor” dedi.