Dünya ve Avrupa'da, futbol liglerine koronavirüs nedeniyle ara verilirken, spor da önemli organizasyonlar ertelenirken, Türkiye-Futbol Federasyonu 'Spartaküs' olmaya soyundu:
'Biz hem futbol oynarız, hem de dünyanın başına belan olan bu virüsle, sahalar da seyircisiz de savaşırız. Virüs kim oluyor...'
Don Kişot, haksızlıklara karşı yel değirmenlerine savaş açmıştı...Siz neye karşı savaş açtınız?Görünmeyen, elle tutulamayan 'virüs'e meydan okuyorsunuz! Şerbetliyiz, 'bize bulaşmaz' diye
düşünüyorsunuz herhalde...
Galatasaray-Beşiktaş maçı sonrası Muslera, ardından Fatih Terim, ezber bozan sözler sarfettiler:
'Biz insan değil miyiz' diye haykıran Muslera, ardından meslektaşları adına, 'Utanç verici bir gece yaşadık. Tüm Avrupa’da maçlar ertelendi. Türkiye’de neden oynanıyor? ” diye sordu.
Muslera'nın bu haklı sözlerine, kendilerini 'yerli ve milli' olarak niteleyen anlı-şanlı futbolcu starlarımızdan tık yok...
Bugüne kadar yaptığınız evliliklerle, sevgililerinizle, barlarda, plajlarda, gece kulüplerinde,
kavgalarınızla gündeme geldiniz...Hayatınızda bir kez bile olsa, bu küresel felaket karşında 'adam' gibi bir duruş sergileyin!
'Biz köle miyiz', sadece modern köleler olmadığınızı hatırlatmak istedim. Her şey para değil, duruşta önemli...Emek harcıyorsunuz, hakkınızı alıyorsunuz.
Bilmem anlaya bildiniz mi?
Örgütsüz toplumum geleceği nokta budur işte. Türkiye'de futbol, 'ezme' üzerine kurulmuş bir
yapı...Paranı kazanacan, sağına-soluna-önüne bakmayacan... Senin işin bu! Çizgiyi aşarsan, dışlanırsın, daha da ileri gidersen hem kominist, hem solcu damgasını yersin...
Gelde 'Çekiç Metin'i anma şimdi... Metin Kurt, endüstriyel futbola karşıtlığıyla bilinen ve
futbolun borsada değil, arsada oynanması gerektiğine inanan bir isimdi. Hep örgütlü mücadeleden
yanaydı.
'SporEmekSen'i kurdu. Ömrünü spor emekçilerinin sorunlarıma adamış bir isim...
Metin Kurt'un kemiklerini sızlatmayın, başkalarının demiyorum, hiç olmazsa kendi yaşam hakkınızı
savunun...En azından, hak mücadelesiyle bu şekilde tanışmış olursunuz...