Tarih: 22.03.2020 11:33

Virüs Panik (2)

Facebook Twitter Linked-in

Demokrasilerin, dinamik bir ekonomik gelişmeyi garantilemek ve giderek artan, büyük sosyal uçurumları azaltmak konusunda başarılı olamadıkları izlenimi şimdiden ortaya çıktı. Buna ilave olarak vatandaşların yaşamı ve sağlığının tehdit altında olduğu zaman, otoriter devletler kadar etkin davranamadığı anlaşıldığında, demokrasinin saygınlığı kaçınılmaz olarak yara alacaktır. Avrupa'nın liberal demokrasileri ayakta kalabilmek için yeniden güçlü ve kararlı olduklarını göstermeli. Siyasetçilerin öğrenmesi gereken de kitlelerin peşinden sürüklenmek değil, yöneticilik yapmak. Bu vaka ile de Çin yetkililerinin sivil savunma konusunda iyi bir eğitime sahip oldukları ortaya çıktı. Şimdi birçoğu, bu ülkeye karşı bakteriyolojik bir savaş başlatmanın gereksiz olduğunu anlıyor. Önemli olan, bugün, korona virüs ile ilgili olarak, dünyanın en güvenli yerinin Çin olduğu ve virüsün henüz sözde olmadığı ülkeler değil. Çünkü Çin'de, doğru bir şekilde tanımlamayı, devam etmeyi, yayılmasına izin vermeyi değil, aynı zamanda tedavi etmeyi de öğrendiler. Bütün dünya da bunu biliyor. Otoriterlere yönelik argümanı kabul etmek için henüz çok erken. Asya'da, Güney Kore, Singapur ve Tayvan gibi demokrasilerin, toplam kilitlenmeye başvurmadan enfeksiyonun yayılmasını engelleme konusunda çok başarılı oldukları görüldü. Diğer ülkeler bu yöntem yerine, yaygın testlere ve sosyal mesafenin hızlı bir şekilde uygulanmasına bel bağladılar. ABD ve AB'nin önlemleri muhtemelen çok yavaş kaldı. Ayrıca halen dünyanın yaşadığı Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde Ocak 2019'dan bu yana 288 bin kişi kızamığa yakalandı. 5.700'den fazla kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetti. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre bu, tüm dünyada şu anda süren en büyük kızamık salgını ve Kongo'da onlarca yıldır kaydedilmiş kızamık salgınlarının en büyüğü olduğunu ve salgını durdurmak için ülke düzeyinde çaba gösteriliyor ama salgını durdurmak için daha fazla kaynak ayrılıp hızla bölgeye aktarılması gerektiğidir. Hepatit C virüsü her yıl 400.000 kişinin ölümüne neden oluyor. Bulunan yeni ilaçlarla yalnızca 12 haftada iyileşmek mümkün, ama milyonlarca insan hayat kurtaran bu tedaviye ulaşamıyor. Birde Nijerya'da binlerce insan Lassa ateşi haricinde kolera, çocuk felci, sıtma, tifo, ishal ve maymun çiçek virüsü gibi salgın hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Nüfusu 200 milyona yaklaşan ülkenin kuzey eyaletlerinde menenjit, kolera, sıtma, çocuk felci ve ishal salgınları görülürken orta ve güney eyaletlerinde Lassa ateşi, teşhis edilemeyen hastalıklar ve maymun çiçek virüsü salgınları etkisini gösteriyor. Nijerya Sağlık Bakanı Osagie Ehanire'ye göre, ülke genelinde yaklaşık 100 milyon kişi tropikal hastalıkların tehdidi altında yaşıyor ve bu hastalıkların sayısının 20'den fazla olduğu söylüyor. Bu hastalıkların etkisine örnek verecek olursak, tropikal hastalıkların en yaygınlarından sıtma vakası, % 25 ile dünya genelinde en fazla Nijerya'da görülüyor. Ülkenin 30 eyaletinde görülen kolera salgını nedeniyle 2018'de 1.132 kişi hayatını kaybetti. Diğer taraftan sarıhumma salgını nedeniyle de geçen sene ülkenin sadece Katsina eyaletinde 115 kişi hayatını kaybetti. Fakat Nijerya ile ilgili bu veriler durumu tam olarak ortaya koyamamakta. Çünkü ülkenin kırsal kesiminde yaşanan ölüm hadiselerinin önemli bir kısmı kayıt altına alınamıyor, Ülkede bunun gibi yaşanan birçok ölüm hadisesinde otopsi yapılamamaktır. Bu bilgilerini verdikten sonra dünyada yaşanmış salgın tablolarını paylaşayım. Lütfen Panik ve telaşa kapılmayalım insanoğlu tarih boyunca bu salgından çok daha büyüklerini bugünkü imkanlar olmadan atlatmıştır. Tarihteki salgınlarda 100.000.000 milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. Korana'dan tüm dünyada hayatını kaybedenleri 20 Mart 2020 tarihi kadar 8.000 olduğu söyleniyor. Hepimize geçmiş olsun diyerek sağlıklı özgür adil bir yaşam dilerim. Atina Veba Salgını, M.Ö. 430 yıllarında Antik Yunanistan'da Peloponez Savaşı sırasında, Atinalıların savaşı kazanacağı düşünülürken Atina Kent Devleti'ni kasıp kavuran büyük bir salgındı. Atina halkının % 30'u bu salgında hayatını kaybetti. Antoninus vebası, (Galen'in vebası) M.S. 165-180 yılları arasında yaşandığı tahmin edilen, Yakın Doğu'daki seferlerden Roma İmparatorluğu'na dönen askerler tarafından getirilmiş salgın bir hastalıktır. Akademisyenler bunun çiçek hastalığı ya da kızamık olduğundan şüphelenmiştir. Salgın, Roma imparatoru Lucius Verus'un hayatını kaybetmesine sebep olmuştur. Salgın 9 yıl sonra yeniden ortaya çıktı. Tarihçi Dio Cassius'a göre, (155–235) salgın Roma'da günde 2000 kişinin ölmesine sebep olmuştur. Bu sayı salgından etkilenenlerin %25 öldürme oranı vermektedir. Hastalıktan dolayı ölen kişi sayısının 5 milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir. Hastalık bazı bölgelerde nüfusun üçte biri kadarını öldürdü ve Roma ordusunu harap etti. Antoninus vebası salgını Sasani İmparatorluğu'na ve Akdeniz genelindeki bütün liman kentlerine yayılmıştır. Kıbrıs Vebası Ayrıca Blondy'nin eserinde 1640 yılında Adada baş gösteren salgın bir hastalık yani vebanın görülmesidir. 12 yaş üzeri 25000 kişi bu hastalıktan etkilenmiştir. Justinianus Veba Salgını (541–542), pandemi olup, Bizans İmparatorluğu, ama özellikle başkenti Konstantinopolis'i, Sasani İmparatorluğu, Akdeniz etrafında bulunan liman şehirlerini etkilemiştir. Tarihteki en büyük veba salgınlarından biridir, ilk salgında yaklaşık 25 milyon sonra gelen iki yüzyıl boyunca tekrarlarında 50 milyon kişi ölmüştür. 735-737 - Japon Çiçek Hastalığı Salgını Ölü sayısı: 1 milyon MS. 735 yılında Tokyo'da ortaya çıkan Japon Çiçek Hastalığı Salgını komşu ülkelere yayılarak iki yıl içinde yaklaşık bir milyon insanı öldürdü. Kara Ölüm, Kara Veba ya da Büyük Veba Salgını, 1347-1351 yılları arasında Avrupa'da büyük yıkıma yol açan veba salgınıdır. Asya'nın güney batısında başlayarak 1340'lı yılların sonlarında Avrupa'ya ulaşmıştır. Salgına Yersinia pestis adı verilen bir bakterinin yol açtığı düşünülmektedir. Salgın Orta Doğu, Hindistan ve Çin de dâhil olmak üzere 75-200 milyon kişinin ölümüyle sonuçlanmıştır. 20. yy. başlarındaki araştırmacılar Kara Ölüm'ün Yersinia pestis adlı bakterinin yol açtığı, fare yardımıyla ve pireler tarafından taşınan aynı hastalık olduğuna hükmetmişlerdir. Ancak, bubolar başka hastalıkların da belirtisi olabildiği için Kara Ölüm'ün bir veba salgını olduğu kesinlik kazanmamıştır. Günümüzde bu salgının sebepleri hâlâ araştırılmaktadır. Avrupa'da nüfus 70 milyondu, veba 1347-1351 arasında Avrupalıların üçte birini yok etmişti. 1232'de Papa IX. Gregorius, şeytanî oldukları gerekçesiyle kedilerin yok edilmesi için fetva yayınlamış, vebayı yayan farelere engel kalmamıştı. 15. yüzyılda Avrupalılar, Amerika kıtasını keşfettiler. Amerika'nın keşfi sırasında Kıtaya beraberlerinde getirdikleri birçok virüs ve bakteriler vardı, kıta nüfusun 2.000.000 ila 10.000.000 arasında olduğu tahmin ediliyor. 1492'den başlayıp 1900'lere gelinene dek çiçek, kızamık, tifüs gibi hastalıklar yüzünden Amerika yerlilerinin nüfusunun %90'ının yaşamını yitirmesine sebep oldu. 500.000'e düşürmüştür. Viral Kanamalı Ateş, 1545-1548 yılları arasında Meksika'da ortaya çıkmıştır. 3 yıl süren bu virüs salgınında Meksika nüfusunun %80'i yani 15 milyon insan yaşamını yitirdi.  


Orjinal Habere Git
— HABER SONU —