Sancar: Çağrımıza yanıt alamazsak kendi adayımızla seçime gireriz

Gazeteistasyon / Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 5. Olağan Kongresi, ‘Çözüm biziz sözümüz var’ sloganıyla Ankara’da bulunan Arena Spor Salonu’na gerçekleştirildi. Burada konuşan HDP Eş Genel Başkanı Mitha Sancar, “Ortak adaya açığız ancak çağrımıza yanıt alamazsak kendi adayımızla seçime gireriz” dedi.

Ankara’da yapılan HDP’nin 5. Olağan konresine politikacı, aydın, sanatcı ve Avrupa’dan konukların da aralarında bulunduğu bunlerce kişi katıldı. ,
Kongrede ilk olarak konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, gelen konukları selamlayarak, “Bize güç verdiniz, onur verdiniz. Hepiniz hoş geldiniz, coşkunuz gücümüze güç kattı. Buradan cezaevlerinde insanlık onuru için direnenlere, kadın yoldaşlarımıza ve sürgünde mücadelesini sürdüren tüm arkadaşlarımıza sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum. Mücadelemizde yitirdiğimiz ve bıraktıkları onurlu mirasla yolumuzu aydınlatan tüm değerlerimizi saygıyla ve minnetle anıyorum” dedi.

‘Herkes bu salondaki büyük değişim iradesine baksın’

“Bugün güneş bir başka güzel doğdu” diyen Buldan, sözlerini şöyle sürdürdü: “8 Mart’ın, Newroz’un ve 1 Mayıs’ın coşkusunu bugün bu salona taşıdınız. Karanlığa inat yarattığınız bu coşku seliyle, bugün burada yeni bir tarih yazdınız. Ne mutlu size, ne mutlu bize, ne mutlu hepimize. Herkes bu salondaki büyük değişim iradesine iyi baksın. Geleceği kuracak güç, işte burada, bu salondadır. Bu ses, ‘gümbür gümbür geliyorum’ diyen halkların değişim sesidir. Herkes bu salondaki halkların rengine iyi baksın. Buradaki irade, Kürt’ün de Türk’ün de Alevi’nin de Ermeni’nin de Arap’ın da Çerkez’in de Süryani’nin de Êzidî’nin de Rum’un da Laz’ın da Hristiyan’ın da Musevi’nin de Roman’ın da Pomak’ın da eşitçe birlikte yaşam sözleşmesidir.
Bugünlere kolay gelmedik. Engelleri, barajları, korku duvarlarını yıka yıka geldik. Komploları, kumpasları ve darbeleri aşa aşa geldik, gelmeye de devam edeceğiz. Bir an bile mücadelemizden vazgeçmedik, kimsenin önünde diz çökmedik, kimsenin önünde boyun eğmedik. Demokrasi yürüyüşümüzle Edirne’den Hakkâri’ye demokrasi köprüsü olduk. Tarlada, fabrikada, atölyelerde kadın yoksulluğuna karşı mücadele eden kadınlarla birlikte alın teri olduk. Herkes için adalet diyerek, adalet arayanların sözünü omuzlarımızda taşıdık. Her bir inanç ve kimlik için eşit yurttaşlık dedik, Alevilerle birlikte Can olduk. Ezilenlerin, engellilerin, mültecilerin, çocukların sesi ve sözü olduk. Yalnız değilsiniz, HDP var dedik.

‘Başka bir Türkiye’nin mümkün olduğunu gösterdik’

Parlamentoda yürüttüğümüz çalışmalarla başka bir Türkiye’nin mümkün olduğunu gösterdik. Herkese bunu izah ettik. Her gün büyüttüğümüz kadın mücadelemizle, siyasette eşit temsiliyetin yollarını ve kanallarını açtık. Bir kadın partisi olarak; kadın muhalefetini demokratik siyasetimizin temel gücüne dönüştürdük. Meydanlardan parlamento kürsüsüne kadar her yerde onurlu barış siyasetinin en güçlü sesi olduk. Bunca direniş ve mücadelemize dayanarak diyoruz ki evet sözümüz var, çözüm biziz, değişim gücü biziz. İşte o güç sizlersiniz. Gücümüz, ülkenin her sorununda söz söyleme ve çözüm üretme fikriyatımızdır. Umudu ve cesareti nasıl ayakta tutmayı başardıysak, yeni yaşamı da inşa etmeyi mutlaka ama mutlaka başaracağız. Halkımızın bize verdiği siyasal gücü, her şart altında sonuna kadar kullanacağız. Zalim iktidara karşı her şart altında mazlumların yanında olmaya devam edeceğiz. Bizlere emanet ettiğiniz iradeyi en güçlü şekilde temsil etmek ve sizlere layık olabilmek için mücadelemizi daha da büyüteceğiz. Her yere sesimizi ve sözümüzü ulaştıracağız. Herkesin elini tutacağız. Ayrımcılığa ve haksızlığa uğrayan herkesi HDP’de buluşturacağız.

HDP’ye yönelik herkesin beklentisinin ve umudunun giderek arttığını biliyor ve görüyoruz. Büyüyen demokrasi ittifakımız ve Kürdistani partilerle olan ittifakımız, umudu daha da büyütmektedir. Bunun için demokratik siyasetteki çözüm rolümüzü, en güçlü şekilde oynayacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Bu final dönemini halklarımızın demokratik zaferine mutlaka ama mutlaka dönüştüreceğiz. Bir kez daha sizlere söz veriyoruz. Başarılarımıza yeni başarılar eklemeye elbette devam edeceğiz.

‘Tecrit sonlandırılmalıdır’

Değerli halkımız, kıymetli misafirler, zaman ileriye ve yeniye doğru ilerlerken, AKP zihniyeti ise, inkâr ve bastırma politikasıyla ülkeyi geriye götürmekte ısrar etmektedir. Bu coğrafyaya 100 yılını kaybettiren Kürt sorunu, bir hakikat olarak ülkenin ve siyasetin önünde durmaktadır. Kürt sorununun çözümsüzlüğü, cumhuriyetin demokratikleşmesinin önündeki en büyük engellerden biridir. ‘Bir haftada çatışma ihtimalini ortadan kaldırırım’ diyen Sayın Öcalan’ın çağrısına ağır tecritle karşılık verilmesi, çözümsüzlük kaosunu daha da büyüttü. Tecritte ısrar, İmralı sistemiyle Türkiye’yi siyasi ve ekonomik olarak her yönüyle kontrol altında tutan uluslararası çözümsüzlük ve komplo aklına hizmet etmektedir. Bu yanlış yoldan bir an önce dönülmeli ve tecrit sonlandırılmalıdır. Bir kez daha diyoruz ki; bir yüz yıl daha aynı acılarla böyle devam etmeyecektir.

‘Rüzgar bizden yanadır’

Savaş ve ilhak politikalarınızla, Kürt karşıtı dış politikanızla, Kürt sorunu gerçeğini ve Kürt halkının kazanımlarını ortadan kaldıramayacaksınız. Ortadoğu ve Suriye sizin Kürt düşmanlığı zihniyetinizle değil, Kürt halkının birlik iradesiyle ve bir arada yaşadığı halklarla kurduğu demokratik ittifakla şekillenmeye devam edecektir. Kürt halkının demokratik siyasetteki kararlılığı ve Türkiye demokrasi güçleriyle omuz omuza yürüttüğü büyük demokrasi mücadelesi bu ülkenin ortak geleceğinde kesinlikle belirleyici olmaya devam edecektir. Tarih de rüzgar da bizden yanadır. Buradan diyoruz ki; çözümün yolu demokratik uzlaşı, özgür siyaset ve evrensel hukuk temelinde diyalog ve demokratik müzakeredir. Çözümün adımları, eşit yurttaşlıktır, anadilde eğitimdir, güçlü yerel demokrasidir ve yargı sisteminin yarattığı tüm tahribatların giderilmesidir. Çözüm yeri; diyalog ve siyasal mutabakat zemini olan parlamentodur.

‘Çözüm biziz, çözüm halkımızdır’

Bu demokratik yol ve yöntemleri, ülkenin geleceği adına siyaset yürüten herkesin ortak sorumluluğu olarak görüyoruz. Çözümsüzlük siyasetlerine karşı ülkeyi bu çatışma ikliminden çıkaracak gerçek çözüm fikriyatı bizdedir, HDP’dedir. Çözüm biziz, çözüm halkımızdır, çözüm sizlersiniz. Çözüm, demokratik uzlaşıyla müzakereci bir yöntemden geçiyor. Önceki deneyimlerimizden de aldığımız güçle, bu meselenin her aşamasında güçlü rol oynamaya sonuna kadar kararlıyız ve hazırız. Meydanı; çatışmacı siyasete asla bırakmayacağız. Yaşam siyasetini ve barış ihtiyacını savunan çözüm fikriyatımızı, siyasetin ve toplumun temel gerçeğine dönüştürme konusunda sonuna kadar kararlıyız. Çözmeyen siyasetlerin dönemi kesinlikle kapatılacaktır ve Halkların Demokratik Partisi’nin dönemi başlayacaktır.

‘Kendi adayımızla seçime gireriz’

Kongrede konuşan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar da, ülkenin her sorununa dair çözüm programlarının olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bugün partimizin 5’inci olağan kongresini gerçekleştiriyoruz. Partimize, yoldaşlarımıza yapılan bütün kumpaslara bu coşkulu kalabalık, gözü ve gönlü bizimle olan milyonlar çok net cevap veriyor. Başka söze gerek yok. Belki bizlerin konuşmasına da gerek yok ama buradan çıkan ses mutlaka sözümüzü bu ülkenin bütün emekçilerine ulaştıracaktır. Bu kongre, bu kararlılık, bu cesaret, bu adanmışlık saraylarda oturanlara diyenlere diyor ki bizi bu yoldan, bu yoldaşlıktan vazgeçiremezsiniz, bize engel olamazsınız. Çünkü fikriyatımız güçlüdür davamız haklıdır bu davaya ve fikriyata yürekten ve bütün benliğimizle bağlıyız o yüzden mutlaka kazanacağız.

‘Eksikliklerimiz var ama sözümüzden asla şaşmadık’

Halkların Demokratik Partisi, 10 yıl önce kuruldu. Bu toprakların en direngen geleneklerini bir araya getirerek milyonlarca yoldaşıyla geçmişte başlayan eşitlik, özgürlük, adalet ve barış mücadelesini daha da ileri taşıyacağına dair söz vererek yola çıktı. Bugün bize destekleri her geçen gün artan halkımızın teveccühünden ve azminden görüyorum ki evet halkımıza verdiğimiz sözü yerine getirmeyi büyük ölçüde başarmışız. Evet eksiklerimiz, hatalar yapıyoruz, ama verdiğimiz sözümüzün özüne bağlığımızdan asla şaşmamışız ki halkımız bu yürüyüşe tam destek veriyoruz. İşte bu bizim için onur ve gurur kaynadığı. Bizler bu yürüyüşü devam ettirmeye kararlıyız. Bedel ödeyen bütün yoldaşlarımız bilsin ki boşuna ödenmiyor bu bedeller, mutlaka amaçlarımıza uluşacağız, bundan şüpheniz olmasın. Zindanlarda olan, yurtdışına sürgüne gönderilen bütün yoldaşlarımıza buradan selam gönderiyorum. Biz inanılmaz bir direniş geleneğinden geliyoruz; bunu burada anlatmaya saatler, günler yetmez. Ama biz yalnızca bir direniş hareketi değiliz. Biz aynı zamanda bir bu direnişin üzerine yeniyi inşa etmeyi hedefleyen hareketiyiz. Direniş ve inşa bizim birbirinden ayrılmaz hedeflerimiz. Şimdi inşa zamanıdır. Bu kongre bunu gerçekleştirmektir. İnşa etmek istediğimiz “yeni yaşam”, bu ülkenin yüz yıllık sorunlarından orta ve kısa vadeli sorunlarına kadar her türlü meseleye kapsamlı, köklü ve kalıcı çözümler içeriyor.

Biz inanılmaz bir direniş geleneğinden geliyruk, burada anlatmaya saatler günler yetmez ama biz sadece bir direniş hareketi değiliz. Biz aynı zamanda bu direnişin üzerine yeni yaşamı ve özgür geleceği inşa etmeyi hedefliyoruz. Direniş ve inşa birbirinden ayrılmaz hedeflerimizdir. Şimdi inşa zamanıdır, yeni yaşamı kurma zamanıdır. Bu kongre tam da bunun en kritik kavşağında gerçekleşmektedir. İnşa etmek istediğimiz yeni yaşam ülkenin yüz yıllık, orta ve kısa vadeli sorunlara köklü ve kalıcı çözümler içeriyor.

‘Bizi susturmaya çalışıyorlar’

Türkiye’nin egemen anlayışı ve geleneksel siyaseti, bu denli radikal bir muhalefetle, bu denli olgun, istikrarlı ve kararlı bir siyasetle ve bu denli inanmış örgütlü mücadeleyle tarihinin hiçbir döneminde karşılaşmadı. HDP’den duyulan rahatsızlığın temelinde tam da bu sebep yatıyor. Eşitsizliğe dayalı, tekçi, otoriter, sömürücü, soyguncu, talancı düzenlerine yönelik en güçlü alternatif olmamız onları ürkütüyor, korkuyor, telaşlandırıyor. O nedenle var güçleriyle saldırıyorlar, bizi susturmaya çalışıyorlar, yok edeceklerini sanıyorlar. Boşuna uğraşıyorlar, boş hayaller peşinde konuşuyorlar. On yılların mücadele birikimi, mücadele azmi, başta Kürtler olmak üzere birlikte yürüdüğümüz bütün haklar, demokrasi güçlerinin kararlılığı bütün bu planları boşa çıkaracaktır, çıkarmıştır, ileride de çıkacaktır, bugünde de çıkarmaktadır.

‘Çözümün yöntemi savaş-çatışma-şiddet olamaz’

Bizim fikriyatımızın gücü hakikate olan bağlılığından, hakikatleri esas alarak yol almasından geliyor. İşte o hakikatlerden biri ve en önemlisi de Kürt sorunudur. Yüz yıllık bir tarihi olan, kırk yıla yaklaşan bir çatışmayla iç içe geçmiş, başta demokrasi olmak üzere birçok sorunun doğrudan veya dolaylı temelinde yatan bir hakikattir Kürt sorunu. Bu iç içeliği görmezden gelmek, çözümü ve barışı birbirinden ayırmaya çalışmak demektir. Bu da hakikati yok saymaktan başka bir anlama gelmez. O nedenle biz diyoruz ki çözüm ve barış iç içedir. Özellikle vurgulamak isterim ki, çözümün yöntemi savaş-çatışma-şiddet olamaz. Çözüme ve barışa, ancak ve ancak diyalog, müzakere ve demokratik ve demokratik siyasetle ulaşılabilir. Hep yüzleşme, hep hakikat diyoruz. İşte bu hakikatin de mutlaka görülmesi gerektiğinde ısrar ediyoruz. Çözümdeki ısrarımız tabanımızın büyük çoğunluğunun Kürtlerden oluşmasından kaynaklanmıyor. Tarihsel ve güncel olarak bütün meselelerde bu çok boyutlu meselenin izlerini görüyoruz. Kürt sorunun demokratik yollarla çözülmesinin inkar, imha ve asimilasyon politikalarından vazgeçilmesinin bu topraklara huzur, barış kazandıracağına inanıyoruz, bu nedenle sürekli barış diyoruz, ısrarla büyük barışı savunuyoruz.

‘Hedefimiz en az ikinci tura kalmaktır’

Bu durumda tabanımızla, demokrasi ittifakının bileşenleriyle, ulaşabileceğimiz bütün kesimlerle istişare ederek aday belirleyeceğiz. Hedefimiz de en az ikinci tura kalmak olacaktır. Yeni bir yaşam ve yeni bir toplumsal sözleşme ve yeni yaşamı kurma yürüyüşüdür. İnancımız sonsuzdur sözü, bütün halklara ve dünyaya veriyoruz bu sözü mutlaka gerçekleştireceğiz. Kongremiz bütün ülkeye ve dünyaya güzellikler için vesile olsun. Mutlaka kazanacağız.”

Hakkında admin

Tekrar kontrol edin

Mezopotamya Gurme ve Yöresel Lezzetler Fuarı’nın onur konuğu Hatay

Gazeteistasyon / Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) ve anlaşma sağladığı paydaş tarafından 15-20 Kasım’da ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir