BBC, Afgan mültecileri araştırdı

Gazeteistasyon – Afganistan’dan Türkiye’ye gelen düzensiz göçmenler, sınır geçişlerini ve yolculuklarını, anlaştıkları göçmen kaçakçıları üzerinden yapıyor.

BBC Türkçe’den Mahmut Hamsici, sınırdan geçiş çabalarının sürdüğü Van’da, bir göçmen kaçakçısıyla görüştü.

İsminin yazılmaması, çekimlerde yüzünün görülmemesi ve videosunda gerçek sesinin kullanılmaması şartıyla BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan kaçakçı, düzensiz göçmenleri Afganistan’dan Türkiye’ye getiren sistemin nasıl işlediğini anlattı.

Kaçakçı, farklı ülkedeki kaçakçıların aralarında iletişim olduğunu, en çok ‘imo’ adlı cep telefonu uygulamasını kullandıklarını, sınırlara kendilerinin gitmeyip oradaki adamları ve çobanlarla çalıştıklarını anlattı. Kullanılan rotalar hakkında bilgi verdi. Türkiye-İran sınırına yeni örülen duvarı, üzerine merdiven atmak, altını kazmak ya da menfezler kullanmak suretiyle aştıklarını öne sürdü.

Şu anda sınırdan geçişlerin sürdüğünü, Afganistan’da durumun kötüleşmesinin göçü arttıracağını söyledi ama halihazırda Türkiye’ye yapılan günlük geçişlerin ise 1000’li rakamlarla ifade edilecek kadar çok yüksek olmadığını söyledi.

Bazı kaçakçıların özellikle Pakistan’da hırsızlarla çalıştığını belirten kaçakçı, göçmenlerin kaçakçılar tarafından mağdur edildiğini belirtti ve onlara bu yolu kullanmama çağrısı yaptı.

 

Biraz kendinizi anlatır mısınız? Bu işe nasıl başladınız? Neden böyle yasa dışı bir iş yapıyorsunuz?

Bu işe başlamam bir tesadüfle oldu. Ben Türkiye’ye Afganistan’dan geldim. Sonra kaçakçı oldum. Türkiye’de maddi durumum iyi değildi. Param yoktu. Baktım bu işi yapabilirim. İlk başlarda sahte kimlik işi yaptım sonra bu işe başladım. Baktım ki iyi para var, devam ettim.

 

Sizin gibi burada Afgan göçmenlerinden bu işi yapanlar var mı yoksa daha çok Türk vatandaşları mı yapıyor?

Hayır, çoğunluğu Afganlardan oluşuyor. Ama Türkler de var, beraber çalışıyorlar.

Sisteminizin nasıl işlediğini biraz anlatır mısınız? Afganistan’dan ayrılmak isteyen bir insan nasıl bir süreçten geçerek Türkiye’ye geliyor?

Afganistan’dan Türkiye’ye gelmek isteyen biri orada bir kaçakçı buluyor. Onun da bir akrabası daha önce gelmiş olabilir. Onlara soruyor ve kaçakçıyı buluyor. Kaçakçılar birbiriyle çalışır. Adamı alıyor Pakistan’a kadar getiriyor. Pakistan’dan da Tahran’a getiriyorlar. Adam ya Tahran’da kalıyor ya da Türkiye’ye gelmek istiyorsa onu mesela Urmiye’ye getiriyorlar. Urmiye’den de Türkiye’ye getiriyorlar.

Afganistan’dan İran’a giderken önce Pakistan’a gidiyorlar. Ben Pakistan kısmını tam bilmiyorum. İran’a gidince önce Bam diye bir şehir var, oraya gidiyorlar. Sonra oradan yukarıya İsfahan’a gidiyorlar. İsfahan’dan da Tahran’a gidiyorlar. Tahran’dan buraya gelmek istiyorlarsa Urmiye ya da Tebriz’e gidiyorlar. Tebriz’den Hoy’a gidiyorlar. Hoy’dan da buralara geliyorlar, Doğu Beyazıt ya da Van tarafına.

Hangi aşamada yürüyorlar? Hangi aşamada araç kullanıyorlar?

Daha çok sınırdan geçerken yürüyorlar. Ama ülke içindeyken, mesela İran içindeyken Tahran ya da İsfahan’a araçla geliyorlar. Afganistan’ın kaçakçısı onları Pakistan’ın kaçakçısına bırakıyor, Pakistan’ın kaçakçısı İran’ın kaçakçısına bırakıyor, İran’ın kaçakçısı da Türkiye’nin kaçakçısına bırakıyor.

Peki kim, ne kadar para alıyor? Afganistan’dan Pakistan’a, Pakistan’dan İran’a, İran’dan Türkiye’ye geçerken ne kadar para alınıyor?

Diyelim ki adam Afganistan’dan direkt Türkiye’ye gelmek istiyor, ondan 1000 dolar alıyorlar. Ama sadece İran’a gitmek isterse ondan 500 dolar alıyorlar. İran’dan Türkiye’ye de 500 dolara getiriyorlar. Bazıları Türkiye’den Avrupa ülkelerine gidiyor ama onların fiyatları farklı.

Siz kendiniz bizzat sınır geçişlerini yapıyor musunuz yoksa sınırda çalıştığınız birileri mi var?

Yok. Daha üst seviyedekiler sınıra gitmiyor. Sadece telefonla görüşme yapıyorlar. Adamları var. Mesela benim adamlarım var. İran’da adamlarım var, Afganistan’da adamlarım var, sınırlarda adamlarım var. Bizim adamlarımız bizim için çalışıyor, biz de onlara para veriyoruz. Bazı çobanlar da asker var mı yok mu diye bize bilgi veriyor. Biz de onlara adam başı para veriyoruz ama biz kendimiz hiç sınırdan geçmiyoruz. Yani biz sadece telefon görüşmesi yapıyoruz, para yatırma için hesap numarası veriyoruz.

Bazı Instagram hesapları görüyoruz. Orada kaçakçılar reklamını yapıyor. Bunlar gerçek mi? Hakikaten sosyal medya üzerinden insanları buluyor musunuz?

Evet, sosyal medya üzerinden de insanları buluyoruz ama bunu az yapıyoruz. Bazıları bu şekilde sahtekarlık da yapıyor. Yani mesela bazıları insanların parasını alıyor ama götürmüyor. Bu hesaplar gerçek de olabilir sahte de olabilir. Instagram’da başkasının adıyla hesap açıyorlar. Bir de numara bırakıyorlar ama o numara daha fazla Whatsapp ve Imo üzerinden çalışıyor. Imo da Whatsapp gibi bir aplikasyon. Onu da kullanıyorlar.

imo nerede kullanılıyor?

imo her ülkede kullanılıyor. Bu uluslararası bir uygulama. Kaçakçılar en çok onu kullanıyor çünkü güvenliği fazla. Onda kişinin numarasını göremiyorsun, gerçek adını göremiyorsun. Onun için onu kullanıyorlar.

Peki sınırlar nasıl geçiliyor?

Sınırları yürüyerek geçiyorlar. Adamlarımız var. Bazı adamlarımız sınırları yolcularla beraber geçiyor, bazıları geçmiyor. Bizim burada da adamımız var, o tarafta da adamımız var. Onlar yolu tarif ediyor. Mesela diyorlar ki “İki saat yürüyün, orada tam sınır var, ya da tel var, ya da duvar var; orayı geçin, öbür tarafta adamlarımız var, bekleyin sizi alacaklar”Koronavirüsten sonra yolcular yani mülteciler azaldı. Koronavirüs döneminde güvenlik biraz artırıldı. Fazla geçemediler. Ama şimdi koronavirüs aşısı çıktı ya o yüzden geçişler biraz daha fazla oldu. Bazı kesimlere biraz daha az asker koyuyorlar. Şöyle de bir şey var. İran her zaman Türkiye’nin tam tersini yapıyor. Yani Türkiye bıraktığında İran güvenliği artırıyor, Türkiye güvenliği artırdığında İran bırakıyor, hiçbir şey yapmıyor.

Sınıra şu an kilometrelerce duvar örülmüş durumda. Başka güvenlik önlemleri de alınıyor. Bunları nasıl aşıyorsunuz?

Bizim orada adamlarımız var. Hani çobanlar var ya…. Onlara para veriyoruz. Adam İran veya Türkiye tarafında çobanlık yapıyor. Sen adama bakıyorsun, normal bir insan, bu insan bir şey yapmaz diyorsun. Ama o adam hayvanları götürme bahanesiyle oraya bakıyor. Mesela bakıyor ki sınırda iki saat asker yok. Bizim diğer adamlarımızı arıyor, “Şimdi müsait, gelin geçirin” diyor. 300 kilometrelik bir sınır var. Boşluk her zaman oluyor.

Peki duvar aşılabiliyor mu?

Duvar fazla yüksek değil. Duvarın üstünden merdiven koyup geçiyorlar, duvarın altını kazıp geçiyorlar, bazıları menfezlerden geçiyorlar. Yani duvar bizim işimizi engelledi ama çok fazla engellemedi.

Kamuoyunda, bu gelen insanların arasına bir takım militanlar ya da suçlular karışıyor olabilir diye kaygılar var. Gelenlerin profili nasıl? Gerçekten bu tip insanlar da onların arasına karışıyor olabilir mi?

Evet olabilir tabii ki. Her insan karışabilir. Ama yabancı ülkeye gelince mesela Türkiye’ye geldiklerinde Türk vatandaşlarına fazla zarar vermeye çalışmıyorlar. Maalesef birbirilerine zarar veriyorlar. Afgan Afgan ile kavga ediyor. Bazılarının İslami şeyleri var. Diyelim ki “Bunlar gavurdur, bunlar Allah’ı kabul etmiyor, öldürelim” diyen bazıları da var. Ama bunlardan çok çok az bir şey var, belki yüzde biridir.

Şu anda ne oluyor? Şu andaki göçmen akını geçtiğimiz yıllardakine benzer bir göçmen akını mı yoksa çok daha büyük, çok daha olağanüstü bir durum mu var?

Ben şöyle olacağına yüzde yüz eminim; eğer Afganistan’da durum böyle devam ederse önümüzdeki seneler artacak. Eğer bizim devletimiz can güvenliğini sağlamazsa daha da artacak. Belki bilmiyorsunuzdur ama şu anda Van’da en az 4000 kişi İstanbul’a gitmek için bekliyor.

Sınırdan takriben günde kaç kişi geçiyor olabilir?

Güne bağlı olarak sınırdan yüz kişi de geçiyor olabilir, 300 kişi de geçiyor olabiliyor. 2015’te günde 1000 kişi, 2000 kişi de geçiyordu. O zaman Türkiye tarafı güvenliği artırmamıştı. Ama şu anda günde en az 50 kişi, 100 kişi geçiyor.

1000-1500 gibi rakamlardan bahsediliyor? Bunlar o zaman abartılı rakamlar mı?

1000-1500 mü? Şu anda mı?

Evet

Yok abartıyorlar. O kadar fazla değil ama bazı günlerde 500 kişi olabilir. Ama o kadar (1000-1500) insanın geçtiğini zannetmiyorum.

Sınır geçişlerinde, bu işi yapan kaçakçılarla oradaki güvenlik güçleri arasında bir iletişim oluyor mu?

Evet, iletişim var. Türk askerleri hakkında bir şey diyemem çünkü bir şey bilmiyorum, görmedim, duymadım. Ama İran tarafında var. En alt seviyeden en üst seviyeye kadar askerler para alıyorlar. Ondan sonra bazı bahanelerle sınırı bir saat, iki saat boş bırakıyorlar. Bize haber veriyorlar. Sadece iki saat boşluk var, ne yaparsanız yapın diyorlar.

Peki yakalanmaktan, tutuklanmaktan korkmuyor musunuz?

Yok korkmuyorum. Bizde tehlike fazla olmuyor. Biz üst seviyedeyiz ya… Daha fazla alt seviyedekilerin yakalanma ihtimali var.

Siz onlardan daha üst seviyedesiniz. Sizin üstünüzde olan kimse var mı?

Benim üst seviyem yok, ben kendim için çalışıyorum. Ama öyle olan bazıları var. 30 seneye yakın bu işi yapıyorlar ve mafya ile birlikte çalışıyorlar. Onların bazılarının Türk polisi içinde de adamı var.

Sizin sınırdaki adamlarınızda silah var mı?

Çoğunlukla silah yok. Çünkü bizimkiler yakalanırsa ve yanlarında silah bulunursa çok kötü olur. Bazı adamlarımız kendi paralarıyla silah alıyorlar. İran’da askere yakalanmamak için bunu yapıyorlar.

Bizim konuştuğumuz göçmenler bize çok trajik hikayeler anlatıyor. “Kaçakçılar bizim altınlarımızı, telefonlarımızı, paralarımızı çaldılar” diyorlar. Buna ne diyorsunuz? Bunlar yaşanıyor mu?

Evet, yaşanıyor maalesef. Bu daha çok Pakistan’da oluyor. Pakistan’dan geçerken, çöllük alanda oluyor. Orada kim hırsız kim kaçakçı belli olmuyor. Bazıları hırsızların eline de düşüyor. Bunlar insanların altınlarını, telefonlarını, paralarını çalıyor. Bazı hırsızlar kaçakçılarla ortak. Bazı kaçakçılarınsa bu olaylardan haberi olmayabilir.

Kaçakçıların yani sizin neden olduğunuz bazı ölüm olayları oluyor. Mesela Van Gölü’nde tekne batıyor, kaçakçılar o tekneyi bir sürü insanla doldurmuş, insanlar ölüyor. Yine minibüs kazası oluyor. Kaçakçılar onu da doldurmuş, yine birçok insan ölüyor. Kaçakçılar bu durumdan doğrudan sorumlu. Sizin yüzünüzden insanlar ölmüş oluyor. Bundan vicdanen rahatsız olmuyor musunuz?

Doğrudur. Ben iki yıl önce bu işe başladığımda baktım ki ölümler oluyor. Dedim ben güvenli bir şekilde işimi yapayım, kimse benim yüzümden ölmesin. Şimdiye kadar benim yüzümden kimse ölmedi. Ben bu işe başladığımda bunu başta anlamadım sonradan gördüm. Vicdanım çok rahatsız oldu. Yavaş yavaş bu işi bırakmaya çalıştım ama çalıştığım diğer arkadaşlarım beni bırakmıyorlar. Bu işi yapanların vicdanı maalesef yok, hiç rahatsız olmuyorlar. Yani 100 kişi batıp ölse de hiçbir şey olmamış gibi davranıyorlar.

Bundan sonrası için böyle yasa dışı işler yapmayıp daha normal bir hayat kurmayı düşünmüyor musunuz, planlamıyor musunuz?

Evet bunu kurmayı düşünüyorum. Bu işi de bırakmaya çalışıyorum. Bu insanlar (kaçakçılar) çok vicdansız. Size bu röportajı da mülteciler için vermek istedim. Kaçakçılara boşu boşuna para vermesinler. Eğer yapabiliyorlarsa yasal olarak gelsinler. Pasaportla, vizeyle gelsinler. Hem paralarından olurlar hem canlarından olurlar. Yani gerçekten yazık oluyor.

PAYLAŞIN
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Hakkında admin

Tekrar kontrol edin

Diyarbakırlı sanayiciler, Afrika pazarına açılıyor

Gazeteistasyon- İstanbul’da düzenlenen 5’inci Dünya Sektörler Arası İşbirliği Forumu’na katılan Diyarbakırlı sanayiciler, özellikle yabancı sanayicilerin ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir