En iyi oyuncu ödülünü aldı, 9 senaryosunu filme çekmek istiyor

Gazeteistasyon – Bu yıl Diyarbakır’da birincisi düzenlenen Kısa Film Festivali’nde “Dibim Baran Li Ser Bajar Dibarim” filmindeki rolüyle En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alan yazar Ramazan Ergin, 20 yıl önce başlayan film senaryo yazma-çekim-yapım macerasında bugüne kadar 9 film senaryosu bulunduğunu, ancak yapımcı-yönetmen- oyuncu senaryo üzerinde değişiklik önerilerini kabul etmediği için bu filmleri çekmediğini söyledi.

Kültür Sanat ve Sinema Derneği’nce organize edilen Diyarbakır 1’inci Kısa Film Festivali’nde “Dibim Baran Li Ser Bajar Dibarim” kısa filmi, En İyi Film, En İyi Kurgu ve En İyi Erkek Oyuncu dallarında 3 ödül birden aldı.

Filmin başrol oyuncusu olan ve En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alan Ramazan Ergin,  sinema oyuncusu olmadığını, İstanbul’da yaşayan, müziğe gönül vermiş icracı ve bestekâr Ahmet Emin Yalçın adlı arkadaşının ricası üzerine bu filme dâhil olduğunu belirterek, “Kurmaca Kürtçe kısa film çekmek istiyordu. Senaryosu hazırdı. Senaryoyu Kürtçeye çevirerek dâhil oldum filme. Senaryoyu Türkçeden Kürtçeye çevirirken, yaşanan dili kullandım. Sıradan bir Kürdün buradaki hayatı. Yoksul bir Kürdün hayatın karşısındaki duruşunu ele aldım. Daha sonra mekân ve oyuncu seçimine gidildi. Bütün çalışmalarda yer aldım. Her şey hazır ancak başrol oyuncusu yok.  Yönetmen Kasım Ördek çekim aşamasına geçilince başrolde oynamamı teklif etti. Bu şekilde filmin oyuncu kadrosuna dâhil edildim” dedi.

 

Görev yaptığı Gaffar Okkan Anadolu Lisesinde Türkiye Sinemacılar Vakfı’ndan aldığı sertifika ile son 5 yıldır ders dışı sinema egzersizi yaptığını belirten Ergin, “Birçok sanatı ve akademik-stratejik disiplini barındıran kollektif çalışma aklı gerektirdiği için toplumsal zeminin uygun olması ve emekliliğimde yapmayı düşündüğüm için ertelemiştim” dedi. Pandemi nedeniyle rol alığı film gösteriminin sık sık ertelendiğini belirten Ergin, filmde oynadığı Alzheimer hastalığı başlangıcı yaşayan Sait karakterinin hayatı ile bozulmuş teybi arasında geçmişiyle bağlantı kuran biri olduğunu söyledi.

Kürtçe olan kurmaca filmde, teknolojik gelişmeler karşısında insanın hayatta yapmak istediklerini yapamaması, gecikmişlik, hayal kırıklıkları konularının işlendiğini tek avuntusu hasta kızını evlendirmeye bozulmuş teybini onarmaya çalışan Sait’in geçmişi ile günümüz arasındaki bocalamasının anlatıldığını sözlerine ekledi.

‘Festivale çağrılmadım’

Başrolünü oynadığı “Dibim Baran Li Ser Bajar Dibarim” filminin festivalde gösterildiğinden ve üç ödül almasından haberi olmadığını kaydeden Ergin, “Filmi çektik, benim buradan bir maddi bir beklentim yoktu. Sonra filmin festivale katıldığını ve en iyi erkek oyuncu ödülü aldığını öğrendim. Ancak ben film gösterimine ve ödül törenine katılmadım. çünkü kimse beni çağırmadı.

 

‘Senaryolarımı imkân olursa film çekeceğim’

Şu ana kadar 2 uzun metrajlı olmak üzere toplam 9 film senaryosunun hazır olduğunu ve bunları koşulları oluştuğunda kendisinin çekmeyi düşündüğünü belirten Ergin, “Senaryolarımın tamamı bölgemizde ‘insan’ ile ilgilidir. Toplumsal yüzleşmeyi ortaya çıkaran ve içerikleri de böyle olan senaryolar. Toplumsal bilinçlendirmeyi hedefleyen, yani lokal olanı olumlu ya da olumsuz değerleri sinema üzerinden evrenselleştirme amacı taşıyor senaryolarım. İmkân olursa bunları çekim gösterime sunmak istiyorum. Çünkü sinema ekip işidir. Tek başına olmuyor. Hem masraflı bir proje, hem de teknik ekiplerin de dahil olduğu bir proje. Doğru birileri olduğunda bu senaryo ve snopsisleri vereceğini  aksi durumda şu an değil ama ileride kendim  çekmeyi düşünüyorum” dedi.

Diller -Dinler ve Sosyokültürel konular üzerine çalışmaları da olan Ramazan Ergin, senaryo olarak yazdığı “Kanın gizli tarihi; Reşo Kuri” eserini filme çekmek istediğini ancak yapımcıların senaryoda değişiklik önerileri üzerine bundan vaz geçip bu eseri aynı adla kitaplaştırdığını söyledi.

2001 yılında Sosyal Kültürel Yaşamı Derneği’nin düzenlemiş olduğu sinema atölyesinde yer aldığını, burada “40 metrekare Almanya” filmi ile ödül alan Tevfik Başer ile, “Sürü”, “At”, “Pehlivan”, “Ses”, “Camdan Kalp” gibi filmlerinde senaristlik ve yönetim aşamalarında yer alan Hasan Fehmi Yaşar’dan eğitim aldığını ve “Kanın gizli tarihi; Reşo Kuri” öyküsünün çok beğenildiğini belirterek, “Bu hocalarım benden Diyarbakır Kırıkları il ilgili bir senaryo yazmamı ve bunu filme çekmeyi düşündüklerini söylediler. Ancak tek şartları, senaryo içeriğini değiştirebileceklerini de vurguladılar.  Dönemin politik atmosferinde sanat yapılamayacağını düşündüğümden kabul etmedim. Ismarlama senaryo yazmak istemedim. Bu tartışmalar sürerken, o dönem ve sonrasında Diyarbakır Sanat Merkezi faaliyetlerinde hiçbir sinema filmi çekilmedi. Ne kadar tesadüf ise senaryo atölyesinden sonra  ‘Asmalı Konak’ gibi kasırlı, konaklı, mafyalı diziler yapılmaya başlandı” şeklinde konuştu.

PAYLAŞIN
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Hakkında admin

Tekrar kontrol edin

Eczacılar Birliği’nden ‘Kim milyoner olmak ister’e’ tepki

Gazeteistasyon- Türk Eczacıları Birliği atv’de yayınlanan ‘Kim Milyoner Olmak İster?‘ programında sorulan “Raftan aldığı kutuyu, ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir