“Şiir gizemli bir dünyadır ve bu dünyadan içeri girmek herkese nasip olmaz…”

Gazeteistasyon-Esin Sert 10 yıl öncesine kadar ev hanımıydı…İlk okulda başlayan şiir yazma hayalinin peşinde koştu. Kısa dörtlükleri sosyal medya hesabından yayımlayarak şiir yazma arzusunu tatmin etmeye çalışıyordu. “Yazdıklarını kitaba dök” ısrarları üzerine yazarlık serüveni başladı. Zorluklar içinde geçen yaşam mücadelesi içinde bir şiir ve bir de roman yazdı. Üçüncü kitabı da yolda…Esin Sert, kitap gelirlerinin bir bölümünü ‘can dostlar’ diye nitelediği sokak hayvanlarına bağışlıyor. Sert, Aydın’ın bir köyünde başlayana yaşam mücadelesini gazeteistasyon.com’a anlattı:

“Köy meydanın da şiir okuma”

Aydın’ın küçük bir kasabasında yedi çocuklu bir ailenin tek kızı olarak dünyaya geldim. Annem ev hanımı, Babam da uzun yol şoförüydü. Şiirle ilk tanışmam Ulusal bayramlarda köyün meydanlarında şiir okumakla başladı. O mikrofonu elime aldığımdaki havayı şimdilerde bile içimde hissediyorum. İlkokul bitmek üzereyken Devlet Parasız Yatılı Okulu Sınavlarına katıldım ve kazandım. Orta birinci sınıfın ara tatilinde Babam, cezaevine girdiğini öğrendim ve bizim için zor günler başladı.

 

 

“Yeteneğimi o keşfetti”

Zor bir hayattı bizimkisi en çok da anneme iş düştü ve annem sürekli üretti. Üretmenin ne demek olduğunu o günlerde öğrendim. Ortaokulda Türkçe öğretmenim Ramazan Özenc’in beni sürekli kompozisyon konusunda motive etmesiyle birlikte yazma isteğim iyice gelişti. Sanırım o da bendeki yeteneği o zamanlar keşfetmişti.

“Şiddet şiddeti doğurdu”

Babam Cezaevi’nden çıktığında artık çok farklı bir insandı. Alkol ve beraberinde şiddetle yaşıyordu. Burada şunu öğrendim ki, cezaevinde parmaklıkların arkasında babasını bekleyen küçük kız, gardiyanların suratındaki ifadenin eşlik ettiği izdüşümü sancılarını yıllarca yaşadı. Yıllar sonra eline aldığı Çetin Altan’ın gözaltı kitabında cezaevindeki şiddeti doğuran sırları tekrar o yılları okuyarak okudu. Bundan şu anlaşılıyor ki şiddet şiddeti doğuruyordu. Bu babamın suçu değildi bu toplumsal bir sorundu.

“Yeni Esinler doğuruyorum”

Yıllar, yıllar geçti üniversite okumak için geldiğim İzmir’de eşim ile tanıştım ve evlendik. 2 çocuğumuz oldu. Birbirimizi çok sevmemize rağmen 23 yıl sonra boşandık. Hayatımdaki bu kırılmanın sonucunda sosyal medyanın etkisiyle devamlı yazılarımı paylaşmaya başladım. Şimdi çok şükür pandemiye karşın yolumda yavaş yavaş ilerliyorum. Ve her geçen gün yeni Esinleri doğuruyorum içimden.

“Cemal Süreya’nın büyük katkısı”

Cemal Süreya’nın bir edebiyat kongresindeki demeci benim bu yolda yürümeme en büyük katkısı olmuştur. Şöyle diyordu Cemal Süreya ; ‘’1960 öncesi yazarlar hep zengin kesimin çocuklarıydı.’’ Yazarlık eğitimi için yurtdışına giderlerdi ve sonra yurtlarına geri dönüp yazarlığa başlarlardı. Anlayacağınız yazarlık, zengin ve elit kesimin çocuklarının mesleğiydi. Fakat 1960 sonrasında durum değişmişti. Artık Anadolu’dan, Anadolu’nun köylerinden hatta fakir ailelerin çocuklarıyla, devlet parasız yatılı okullarında okuyan .çocukların kalemleri, o isyan duygusuyla birlikte çok güçlü kalemleri ortaya çıkarmıştır. Artık yazarlık sırf zengin kesiminin uğraştığı meslek değil, köylü çocuklarının da başarıyla yaptığı bir meslek haline gelmiştir. Benim kırılma noktam budur. Cemal Süreya’nın bu sözleri benim en büyük beslendiğim kaynaktır. Çünkü ben hem köylü hem de fakir Bir ailenin çocuğu, üstelik eğitimini Devlet Parasız Yatılı Okulu’nda tamamlamış bir öğrenciydim. O yüzden Cemal Süreya’ya minnettarım…

“Bir kadının kendi devrimini gerçekleştirmesi”

Değişik kültürlerden etkilenen bütün dünyayı sevgiyle bağrıma basan, özellikle kız çocuklarının okumasını gerektiğine inanan Atatürkçü, Milliyetçi bir başarı koçuyum aynı zamanda. Hayatımdaki idollerim Tomris Uyar, Frida Kahlo ve Türkan Saylan’dır. Onların yeri bende çok üst seviyededir. Ayrıca tek İnandığım gerçek ; ‘’Bir Kadının Kendi Devrimini Gerçekleştirmesi Gerçeğidir…’’

Şiir benim için çok değerlidir çünkü orası farklı ve gizemli bir dünyadır. O dünyanın içindeki bir oyuncuyum ben sadece. Beni başka alemlere götüren hüznü ve sevinci en yüksek doruklarda yaşamamın ürünüdür şiir. Sanırım içimdeki Nazım’la çok uyumluyuz. O benim ruhdaşım, hatta sırdaşım…Ona sevgimi ve saygım sonsuzdur.

PAYLAŞIN
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Hakkında admin

Tekrar kontrol edin

Diyarbakır’daki intiharlar meclis gündemine taşındı

Gazeteistasyon – Diyarbakır Milletvekili Remziye Tosun, Diyarbakır’da artan intihar vakalarını Meclis gündemine taşıdı. Soru önergesi ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir