Ana Sayfa / Dünya / Tanrı’nın eli; Maradona…

Tanrı’nın eli; Maradona…

Latin Amerika’nın hafızası ünlü Uruguaylı yazar Eduardo Galeano ‘Gölgede Ve Güneşte Futbol’ kitabında, ‘tüm Uruguaylılar (biz bunu Latin Amerikalılar diye okuyalım) gibi ben de futbolcu olmak istiyordum, yazar oldum’ ( iyi ki yazar olmuş) demişti, Latin Amerikalıların futbola olan yatkınlığı dolayısıyla…

Bütün çocuklar gibi, bütün yoksul çocuklar gibi sokakta oynadı ve bir gün yoksulluk kilidinden kurtuluşunun anahtarı gibi gördü futbolu…

Yetenekleri onu önce ülkesi Arjantin’in en iyi futbolcusu yaptı yoksulluğun temsilcisi Boca Juniors’ta; hem de ezeli rakipleri River Plate karşısında..

Sonraları da dünyada…

Falkland Adaları anlaşmazlığı üzerine İngiltere’ den ülkesinin intikamını iki gol attığı maçta birazda ‘tanrının eli’nin yardımıyla yenerek ve Arjantin’e de dünya kupasını kazandırarak yaptı. İşçilerin takımı Napoli’yi ise yıllar sonra şampiyon yapması ise başka bir süksesiydi.

Futbolun giderek endüstriyelleşmesini ve gidişatını sorgulayan, arı kovanına zaman zaman da çomak sokan futbolun virtüözü sadece sol ayaklı değildi, ezilenlerden, sömürülerden yana olmasıyla da ‘sol’ du…
***
O, futbola ‘uymayan’ kısa boyu ve tıknaz yapısıyla, içeri göçük boynuyla futbolcudan çok halterciye, güreşçiye benziyordu.

Ama topu ayağına aldığında adeta ayağına yapışan meşin yuvarlağı ondan sökebilmek için yapabilecekleri tek şey onu faulle durdurmaktı, durdurabilirlerse…

Bir zamanlar çocuklar onun gibi olabilmek için boyunlarının üzerine ağırlıkla dolaşır, boyları uzamasın diye ana babalar dua ederdi.

Futbolun ilahıydı; öyle de anılıyordu. Bütün güzel şeyleri yaptı futbol adına, daha da yapacağı bir sürü şey de vardı belki de; şöhreti ve zenginliği sonradan elde edenlerin yükün ağırlığının altında ezilmesi gibi o da ezilmeyip taşıyabilseydi eğer. Kokain belasına bulaştı ve hayatı bu noktadan sonra her şeyiyle uçup gitti: futbolu da, parası da, sağlığı da…

Artık inişe geçen yaşamında dikiş tutmuyordu; defalarca kliniklere yattı, hastalıklarla mücadele etti. En son beyin kanamasına bağlı ameliyat geçirdi ve Buenos Aires’in banliyölerinden birinde başlayan yaşamı 2020 yılının bu son zamanlarında, 60 yaşında aramızdan ayrılarak son buldu. Futbolun maestrosu hayata gözlerini yumdu.

“Bu adam, kazanmayı zorunlu kılan asrın sonlarındaki bu soğuk ve zevksiz futbola, oynadığı güzel oyunuyla renk katan ender simalardan biri olarak her zaman hatırlanacaktır.” demişti Eduardo Galeano bir yazısında.

Bence de, herkes futbol oynayabilir, herkes futbolcu da olabilir belki ama o futbolun sihirbazıydı, efsanesiydi…O Diego Armando Maradonaydı…

” Çim sahalar en çok alkış toplayan bu dik başlı futbolcusunu kaybetti.”

Futbol Maradona’sını kaybetti…

PAYLAŞIN
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Hakkında admin

Tekrar kontrol edin

“Erdoğan’dan plaket almak için 2 milyon lira ödedi”

Türkiye gazetesi yazarı Fuat Uğur, “FETÖ’nün okullarının genel müdürlerinden biri FETÖ’cü Ferhat Kapki’nin kardeşi” olarak ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir