“Helikopterden atılma” olayında sıradışı dört unsur

Demokrasi için Birlik Koordinasyonu tarafından oluşturulan bir heyet, gözaltına alınarak helikoptere bindirilen ve “helikopterden düştü” denilerek hastaneye yatırıldıktan sonra hayatını kaybeden Servet Turgut’un ailesi ile görüştü. Raporda bu vakayı sıradışı yapan dört unsurdan ikisi şöyle: Helikopterden düştüğü söylenenlerin sıradan köylüler olması ve ölmemiş olmaları.

Demokrasi için Birlik Koordinasyonu, gözaltına alındıktan sonra Osman Şiban’la birlikte helikoptere bindirilen ve “helikopterden düştü” denilerek hastaneye yatırıldıktan sonra hayatını kaybeden Servet Turgut ile ilgili olarak Van Raporu’nu kamuoyu ile paylaştı.

Servet Turgut’un ailesini 9 Ekim 2020 tarihinde ziyaret ederek birinci elden dinledikleri tanıklıkları raporda paylaşan Demokrasi için Birlik koordinasyonu raporu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı, TBMM İnsan Hakları Komisyonu, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Van Cumhuriyet Başsavcılığı ve siyasi partiler gibi kurumlarla paylaştı.

“Eşimi 20 sene hapse atsalardı, gider ziyaret ederdik”

Bianet’te yer alan habere göre, Perihan Koca, Salih Zeki Tombak ve Ayşegül Devecioğlu’ndan oluşan heyet ailenin fertleriyle görüştükten sonra Servet Turgut’un o ana kadar hiç konuşmamış olan eşini de dinlediler.

Servet Turgut’un eşi şöyle dedi:

“Onu 20 sene hapse atsalardı, gider ziyaret ederdik. Silahla üzerine ateş etseler, öldü diye üzülürdük. Ama vücudunun bütün kemiklerini kırmak… Bunu bir insana neden yaparlar; bunu yapanlar nasıl insanlardır? O gün, o helikopterde olan ve bu suçu işleyenlerin kimler olduğunun ortaya çıkarılmasını ve yargılanmalarını istiyorum.”

Sıradan köylüler

Heyetin görüşmeler sonrasında hazırladığı raporda öne çıkan noktalar şöyle:
“Bu olayı ilginç kılan ‘helikopterden atma’ uygulaması da değildir. Çünkü 90’lı yıllardan başlayarak, sağ yakalanmış örgüt mensuplarının veya örgüt mensubu olduğu kabul edilen kişilerin helikopterden atılması iddiaları sıklıkla dile getirilmektedir.

Bu vakayı sıradışı yapan dört unsur vardır:

Helikopterden düştüğü söylenenlerin sıradan köylüler olması,
Daha önemlisi ölmemiş olmaları,
Ağır yaralı halde hastaneye getirilmeleri ve
“Helikopterden düşme sonucu yaralanma” ibaresinin, bizzat yaralıları hastaneye getiren kolluk kuvveti mensuplarınca kayda geçirtilmiş olmasıdır.
“Görgü tanıkları her ikisinin de sağlıklı bir halde göz altına alındığını; kötü muameleye maruz kalarak helikoptere bindirildiğini gördüklerini anlatmaktadırlar. Servet Turgut’un kardeşi, amcaoğlu ve eşi, ölüm sonrası vücudunu görmüşlerdir. Onların tanıklıkları da “vücudunda kırılmamış kemiğinin olmadığı” yönündedir. Bütün bu kırıkların sadece düşmeye bağlı gerçekleşmeyeceği aşikardır.

“Her iki mağdurun da helikoptere bindirilmeden önce kaba dayak ve helikopterin içinde çok ağır işkenceye maruz kaldığı ve iniş esnasında helikopterden aşağı atıldıkları ve iniş sonrasında da kötü muamelenin devam ettiği anlaşılmaktadır.”

Servet Turgut ve Osman Şiban kimdir?

Van Raporu’nda Servet Turgut ve Osman Şiban’ın geçmişleri ile ilgili de detaylar paylaşıldı:
“Osman Şiban 50 yaşındadır ve 8 çocuk babasıdır. Servet Turgut nüfus kaydında 55 yaşında görünmekle birlikte 64 yaşındadır. 7 çocuk babası ve 3 torun dedesidir.

“Köy boşaltmalarda köylerini terk etmek zorunda kaldılar”

“1989-90’da, köy boşaltmalar esnasında köylerini terk etmek zorunda kalmış, Van’a ve daha sonra Mersin’e göçmüşlerdir. 2005 sonrasında kısmi bir yumuşama sağlandığında köydeki arazilerini ekmek üzere, izin verilen 5-6 aylık sürelerde köye gelmeye başlamış ve 2015’e kadar geleneksel tahıl tarımı yapmaya devam etmişlerdir. Kış aylarında köyde kalma yasağı bölgedeki bütün köy ve mezralarda devam etmektedir.

“2015 sonrası, barış ve çözüm sürecinin sona ermesi ve kolluk güçlerinin uygulamaları nedeniyle, tarım yapmak zorlaştığından, Van’ın kenar mahallelerinde yaşamaya devam eden akrabalarıyla birlikte sürdürdükleri küçük çaplı hayvancılık için ot biçmek üzere köye gelip gitmeye devam etmişlerdir. Olay günü de Servet Turgut ot biçip çuvalladığı arazisinden kolluk güçlerince göz altına alınmıştır.

“Bütün seneyi köyde geçirmek, kış yasağı nedeniyle mümkün olmadığından köylerde hayvancılık yapılamadığı gibi, Van’ın büyükşehir olmasıyla birlikte merkez ilçeye bağlı köyler de mahalle statüsüne alınmış; büyük şehrin mahallelerinde hayvancılık yasağı olduğundan hayvancılık faaliyeti çok büyük ölçüde bitirilmiştir. Tarımı ve hayvancılığı engellenen, köyle bağları belirli süreye daraltılmış, şehirde iş bulma şansı olmayan yüz binlerce insan Van’da da barınamamış ve başka şehirlere dağılmıştır. Bu durum diğer bölge şehirleri için de geçerlidir.

“Bölge halkına karşı bir gözdağı girişimi”

“İşsizliğe ve üretimsizliğe yerel yönetimlerin çözüm yaratma girişimleri ise, kayyım politikasıyla engellenmiştir. Servet Turgut ve Osman Şiban vakası; çaresiz bırakılmış, kendi topraklarında son ekonomik faaliyetlerini sürdürmeye çalışırken gözaltına alınmış, ağır işkence görmüş ve helikopterden aşağı atılmış iki yoksul köylü üzerinden bölge halkına karşı bir gözdağı girişimidir.

“Servet Turgut’un 30 Eylül günü yaşamını kaybetmesinden 9 gün sonra ailesi ile görüştüğümüzde, “ölüm belgesi” almak için günlerdir uğraştıklarını fakat Savcılığın sözlü talimatı nedeniyle bu belgeyi alamadıkları için, bürokraside ve bankalardaki işlemleri yapamadıklarını ifade etmişlerdir.”

Yürüyen idari bir süreç yok

“Rutin olarak olay sonrasında adli ve idari soruşturma açılması gerekirdi. Avukatın beyanına göre açılmış ve yürüyen idari bir soruşturma yoktur.

“Başsavcılık soruşturma açmış olmakla birlikte Servet Turgut bilinci açılmadan hayatını kaybettiği ve Osman Şiban hafıza kaybı yaşadığı için mağdur tanıklıkları şu ana kadar söz konusu olamadı. Köylülerin tanıklığına başvurulmadı. Buna rağmen Dosya hakkında gizlilik kararı verildi. Dolayısıyla avukatların da soruşturmanın seyri hakkında bilgi sahibi olması engellenmiş bulunuyor.
Konuyu haber yapan gazeteciler ise, bu haberi yayınlayarak “devlet aleyhine propaganda” yaptıkları iddiasıyla gözaltına alındılar ve tutuklandılar.”

Ne olmuştu?

Van’ın Çatak ilçesinde 11 Eylül günü Osman Şiban ve Servet Turgut’un askeri helikopterden atıldığı iddia edildi. 50 yaşındaki Osman Şiban ve 55 yaşındaki Servet Turgut, iki gün sonra Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yoğun bakım ünitesinde tedavi gördü.

HDP 21 Eylül’de yaptığı açıklamada hastanenin epikriz raporunu paylaştı. Buna göre “yüksekten düşme” ifadesinin yer aldığına dikkat çekilen açıklamada “Osman Şiban ve Servet Turgut’un helikopterden atıldıkları hastane raporu ile apaçık belgelendi” denildi. Van Valiliği’nden yapılan açıklamada iki kişinin askeri helikopterden atıldığı iddialarıyla ilgili olarak, “Şüphelilerden biri kaçarken kayalık alanda düşüp yaralandı” denildi.

Hakkında admin

Tekrar kontrol edin

Diyanet, ‘9 yaşındaki kız çocuk evlenebilir’ iddialarını yalanladı

Gazeteistasyon / Diyanet İşleri Başkanlığı, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt ve bazı ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir