Düşün, yenilen…

İnsan evde kalmakla da yorulur, düşünceleri onu başka diyarlara sürükler durur. Geçmişe dair düşünceler onu kemirir, kendini sürekli sorgular, yaptığı hataları göz ününe geldikçe, yorgun, bitkin hisseder. Bu atmosfer aynı zamanda onun psikolojisini de allak bullak eder, bu cehennemi sorgulardan bir an önce kurtulmaya çalıştıkça yorgunluğu daha da artar.

Peki, ne yapmalı ev hapsindeki süreci nasıl huzura çevirmeli, yorgunluktan nasıl kurtulmalı, sağlığı yakalamaya çabalarken, en önemli veriyi, yani bireysel yenilenmeyi toplumsal evrime nasıl aktarmalı. İşte bütün mesele de bu ya.

Korona virüs laneti insanlığı âdete sıkı bir ev hapsine mahkûm etmiş. İnsanoğlu, bugüne kadar böylesi bir lanete ortaçağdan bu yana görmüş değil. Elbette ki korkunç salığınlar olmadı değil. Ama bu başka bir salgın, sanki insanoğluna ‘’seni eve hapsediyorum’’ derken, içindeki cevheri keşfet, insana değer yargılarını tekrar sorgula, ayrıştırmadan kaçın, insanların diline, , dinine, ırkına olan kin ve nefretine son ver dercesine.

Eğer bu belirlemeleri sorgular, kendimizi yeni bir yaşama doğru, evirilmeyi başarabilirsek, inanın ki, vicdanının prangalarından kurtuluşunu da sağlamış oluruz. İnsanoğlunu bu denli zalim kılan, açgözlülüğe iten, bencilleştiren, insanlığın geleceğini karartan, savaşlara, kıyımlara yol açan düşüncelerden arınmayı bir görev saydığımızda yeni bir ortak yaşamı yakalamamak hiç de zor olmasa gerek.

Birçok insanın eminim ki, kendini dinlemeyi, sorgulamayı, hatalarını, insanlara bakış açısını, sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel farklılıklarını süzgeçten geçirmeyi başarabilmiştir. Bu virüsün insanoğluna öğrettiği birçok veri var kanısındayım. Dünya eski dünya, insanların da eski insanlar olamayacağına inancım her geçen gün artıyor. Böyle olması kaçınılmaz.

Virüs bizlere bu verileri tattırırken, düşünmek, huzura kavuşmayı da beraberinde getirdiğine inananlardanım…

Bu sorgulamaları bireysel olarak yapmaya çalışanların yanı sıra, devletler, iktidar erkleri de bunu yapmakla karşı karşıya oldukları gerçeğini unutulmamalıdırlar. Savaşlar, açlıklar, ayrıştırmaların toplumları nerelere sürüklediğini görme şansını yakalamaları kaçınılmaz bir hale geldiğini idrak etmelerinin önemi de görülmelidir.

Devletler virüse karşı nasıl bilgi alışverişi, ekonomik destekleri birbirlerine sunmaktan kaçınmıyorsa, aynı zamanda yanı başlarında olan komşularının her türlü sorunlarını barışçıl yollarla yaklaşımını da değerlendirmenin tam da zamanı.

İnsanoğlu bunu başarabilir, yeni yaşama renk katabilir, yeter ki, kendini sorgularken gerçeklerden kaçınmadan, yarınlara ışık tutmanın farklılığını hayatın her alanına yansıtmasını kabullenebilsin. Aksinİ, düşünmek, yeni virüslerin, yeni salgınların korkulu rüyasından kurtulma şansını kaybedebilir.

Şimdi tam zamanı, yenilen insanoğlu, yenilen ki yarınlara sağlıklı, eşitliğe dayanan, ekonomik sıkıntıların ve kültürel farklılıkların başka boyuta evirilmesine katkı sun. Eminim ki, birçoğumuz bunu başarmıştır, başaramayanlara da, bizim gibi yenilenen insanlar destek oldukça, güzel yarınları ortak yaşama şansının tadını hep birlikte kavuşalım.

Yarınlara umutla bakmak dileğiyle…

Hakkında admin

Tekrar kontrol edin

Yenilik Partisi Genel Başkanı Yılmaz bıçaklandı

Gazeteistasyon / Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz ofisinde bıçaklı saldırıya uğradı. 3 yerinden bıçaklanan …

Bir cevap yazın