CHP’li Altay: 40 milyar dolar nerede?

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Koronavirüs’le mücadele kapsamında Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başlattığı bağış kampanyasını eleştirdi. Erdoğan’ın, “Gerekirse Suriyeliler için 40 milyar dolar daha harcarız” sözlerini anımsatan Altay, “Suriyeliler için harcayacağımız kasada var olduğunu iddia ettiğin 40 milyar dolar, nerede?” diye sordu.

“Milletçe yardımlaşmanın en güzelini yapmasını biliriz. Ama önce devletin gücünü ve kudretini de görmek isteriz” diyen Altay, “Bizden çok daha fakir ülkeler henüz bu yola başvurmamışken, henüz krizin başındayken şimdiden devlet başkanı tarafından yardım kampanyası çağrılarının yapılması aslında bize devletin vatandaşların gördüğü ve sandığı kadar güçlü olmadığını, üzüntüyle söylüyorum, göstermekte” görüşünü dile getirdi.

CHP’nin, milletvekillerinden yapacakları yardımları belediyelerine yapmaları istediklerini açıklayan Altay, “Ben Engin Altay olarak, bu konudaki katkımı belediyelerimizin başlattığı ayni ve nakdi yardım sürecine dahil edeceğim. Bu ilk defa olacak ve çok şeffaf bir çalışma. Yardım eden, verdiği paranın, malım kime, hangi adreslere gittiğini bilecek” dedi. Altay, sözlerinin devamında 15 Temmuz şehit ve şehit yakınları için toplanan paranın akıbetinin belirsizliğini hatırlatarak, hükûmete eleştiride bulundu. Altay, “Ben parayı birileri cebine attı demem ama, para yerine ulaşmadı” dedi.

Döner sermaye ödemelerinin tavandan ödemesi uygulamasını doğru bulduklarını, ancak eksikliklerin olduğunu belirten Altay, “Ambulans şoföründen teknisyenine kadar hepsinin döner sermayeden faydalanması işin olmazsa olmazıdır. Hakkaniyet bunu gerektirir” dedi.

“Gelişmelere göre vaziyet alma gibi bir tutum görüyoruz” diyerek, hükûmetin Koronavirüs’le mücadele stratejisine de eleştirilerde bulunan Altay, “Bu mücadele perakende önlemler değil, topyekun stratejik planlama ile başarı elde edilebilir” dedi.  Altay, özetle şunları kaydetti:

-Yürütmenin sağlık çalışanlarının minimum riskle çalışması konusunda eksikleri olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Döner sermaye ödemelerini tavandan ödemesi uygulamasını doğru ama eksik bulmaktayız. Gelinen noktada döner sermaye ödemelerinin sadece tavandan yapılmasının sadece doktor ve hemşirelerimizle sınırı kalmasını eksik buluyoruz. Ambulans şoföründen teknisyenine kadar hepsinin döner sermayeden faydalanması işin olmazsa olmazıdır. Hakkaniyet bunu gerektirir.

-İspanya ve İtalya’ya tıbbi yardım yaptığını söyleyen bir yürütme ile karşı karşıyayız. Bu olumlu bir şey ama, hastaneler tıbbi sarf malzemesi diye feryat ederken, aile hekimlerimiz dezenfektan malzemesi ve maske bulamazken İspanya ve İtalya’ya yardım yapmak hamasetini gerçekçi bulmuyoruz. Eve lazım olan camiye haram denmiştir.

-Hükûmet sağlıklı bir sokağa çıkma uygulamasının yapılabilmesi için karantina ilan edilmesi halinde, evlerinde kalacak insanların gıdasını, ianesini düşündüğü için bunu karşılamakta zorlanacağı için buna yanaşmıyor ve gönüllü karantinayı tavsiye ediyorsan, sen bu haldeysen İtalya ve İspanya’ya yardım edemezsin kardeşim. Evine kapattığın insanı aç açık bırakırken İtalya’ya yardım ettiğinle övünürsen bunun adı başka bir şey olur.

-Milletçe yardımlaşmanın en güzelini yapmasını biliriz. Ama önce devletin gücünü ve kudretini de görmek isteriz. Devlet alan değil veren eldir. Biz böyle gördük böyle bildik. İhtiyaç duyulursa elbette yardımlaşma olur. Bu millet devletin başı dara düştüğü vakit her şeyini vermiş bir millettir. Bizden çok daha fakir ülkeler henüz bu yola başvurmamışken, henüz krizin başındayken, şimdiden devlet başkanı tarafından yardım kampanyası çağrılarının yapılması, aslında bize devletin vatandaşların gördüğü ve sandığı kadar güçlü olmadığını üzüntüyle söylüyorum göstermekte.

-İMF’ye 5 milyar dolar borç vereceğiz diyordu. Hani Suriye’ye harcanan 40 milyar dolar nerede dediğimizde 40 milyar dolar daha harcarız diyen bir cumhurbaşkanı vardı. Nerede Suriyeliler için harcayacağımız kasada var olduğunu iddia ettiğin 40 milyar dolar, nerede?

-Şimdi 7 maaş veriyorum diye sen adeta devlete yardım kampanyası açıyorsun. Hani dünyanın en büyük 17. ekonomisiydik. Hani Kanal İstanbul’u özel sektör yapmazsa, devlet yapacak güçteydi? Hani kamu özel iş birliği ile yapılan büyük yolsuzluklar olduğunu söylediğimizde sayın Sağlık Bakanı artık devletin şehir hastanesi yapma gücü vardır, bundan sonra şehir hastanelerini paramız var çok şükür biz yapacağız diyen bir yürütmeden bahsediyoruz.

-Geldiğimiz noktada, milletten para toplamak için kapı açan ve virüsle mücadeleden kaynaklı olarak işsiz kaldığı için evinden çıkamayan insanlara para vermek yerine borçlandıran bir devletle karşı karşıyayız.

-Belli ki Merkez Bankası’ın yedek akçesi sıfırlanmış. Resmi rakamlar zaten Türkiye’nin devlet borçlarının son 3 yılda 500 milyar TL arttığını gösteriyor. Devlet çarçur edilmiş, devlet sıfırı tüketmiş. Keşke Cumhurbaşkanı çıksa dese ki, ‘Ne münasebet kardeşim. Kasamızda şu kadar para var. biz bu krizde kimseyi mağdur etmeyeceğiz.’ diyebilse. Elbette biz de elimizi taşın altına koyacağız.

-Sayacağım 10 madde bu krizi borçlandırmadan hiç kampanya yapmadan atlatacak mali bütçeyi ortaya koyuyor.

-13 özel uçağın 12 tanesini sat

-Kızılay’ın akladığı vergi kaçırmalarına el koy

-Yazlık, kışlık, uçan, yüzen saraylarını sat

-Man Adası gibi vergi cennetlerine kaçırılan vergileri Hazine’ye irat kaydetti.

-Ensar, Türgev, Türken, Tügva gibi vakıflara aktardığın para ve taşınmazları Hazine’ye irat kaydet

-Kamu özel iş birliği üzerinden garanti kapsamında yapılan ödemeleri durdur, sözleşmeleri dolar yerine TL’ye çevir.

-Beştepe sarayının günlük harcamalarından tasarruf et. Yüzde 50 nispetinde. Senin 7 maaşına gerek kalmaz. Çünkü senin 7 maaşın sarayın bir günlük giderlerini bile karşılamıyor.

-Kanal İstanbul çılgınlığından vazgeç. Başladığınız ihalelere sonra bir bakan yediniz. Niye yediniz o da meçhul.

-Katar’ın ve yerli iş birlikçilerin hortumlarının vanalarını kapat. Tank palet buna dahil.
18 yıldır yaptığın özelleştirmelerden dolayı devlete takanlardan bu paraları tahsil et. Mesela git Hariri’den bu parayı al.

Hakkında admin

Tekrar kontrol edin

Maymun çiçeği virüsü üç ülkede daha görüldü

Gazeteistasyon- 18 ülkede görülen maymun çiçeği virüsü Birleşik Arap Emirlikleri, Çek Cumhuriyeti ve Slovenya’da rastlandı. ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir