Ana Sayfa / DOSYA/ÖZEL HABERLER / Cezaevinde kalanlar anlattı…

Cezaevinde kalanlar anlattı…

Faruk BALIKÇI / ÖZEL HABER / 

Cezaevlerindeki mahkum ve tutuklu sayısının fazlalığı ve hijyenik koşullarla ilgili tartışmalar sürerken, herkesin gözü-kulağı çıkarılması öngörülen infaz yasasına çevrildi. Sivil toplum örgütleri, hekimler, siyasetçiler, ‘tutuklu ve mahkumlar serbest bırakılsın” ikazlarını, yaptıkları açıklamalarla sürekli gündemde tutarken, gazeteistasyon.com da cezaevlerindeki koşulları masaya yatırdı.

Cezaevlerinde yatan ve buranın şartlarını iyi bilen milletvekilleri ve gazeteci Erol Önderoğlu, kendi deneyimlerini de dikkate alarak cezaevlerini anlattılar.

Sırrı Süreyya Önder (24-25-26. Dönem HDP Milletvekili):

-Türkiye’de eskiden beri kullanılan yaygın bir deyim vardır. Denir ki, cezaevleri girerken han kapısı, çıkarken iğne deliğidir. Girmenin kolay, çıkmanın zor olduğunu anlatır.

-Bu durum sadece yurttaşlar açısından öyle değildir. Her türden mikrop, hastalık, virüs içinde geçerlidir. Aslında izole yerler gibi düşünülür fakat mahkûmla idarenin ve dışarıdan giren objelerin teması sıradan bir insanın evine giren şeylerden daha fazladır.

-Virüslerin, mikropların ayırım gözetmediği bir anlayışın bugün de dillendiriliyor olması azap vericidir. Eğer bu ayrımcı yaklaşım, nihai bir yasaya dönüşürse gelecekte telafisi imkânsız sonuçlar doğuracaktır.

-Bu yaklaşıma, yeterince itiraz etmeyen ya da bu haliyle yasallaşmasına onay veren herkes, tarih karşısında büyük bir vebalin sahipleri olarak anılacaktır. Altını çizmem gerekir ki, şu an Türkiye cezaevleri korona yoğun bakım ünitelerinden daha riskli yerlerdir.

İlhan Cihaner (24. Dönem CHP Milletvekili):

-Cezaevlerindeki beslenme koşulları, TV’lerde korona virüsle ilgili açıklama yapan uzmanların önerilerinin çok dışında, bu sürece uygun olmayan bir beslenme sürdürülmektedir.

-Dolayısıyla, tüm yönleriyle cezaevi risk bölgesidir. Cezaevlerindeki yoğunluğa çözüm bulunması lazım. Tedbiren hukuk dışı tutuklanmaların önüne geçecek, yasal düzenleme yapılmalıdır. Koronavirüs nedeniyle risk varsa, bu riskin cezaevleri infaz yasası tartışmalarından bağımsız ele alınmalıdır. Devletin yükümlülüğü var, süratle önlem alınmalıdır.

Meral Danış Beştaş (HDP Adana Milletvekili):

Her şeyden önce cezaevleri yeterli hijyen koşullarına sahip değil. Her ne kadar tutuklular dışarı çıkamıyorsa da içeride görev yapanların dış dünyayla temas halindeler. Evlerine gidiyor sokağa çıkıyorlar. Aynı kişiler tutuklularla temas ediyor.

-Yemekler kazanlarla geliyor. Nerede yapılıyor, kim yapıyor, gerekli temizlik kurallarına riayet ediliyor mu? Virüs taşıyıp, taşımadığı da belli değil. Edirne’deki cezaevine 5 kilometre mesafeden yemek geliyor. Silivri’de öyle. Cezaevlerinin bulunduğu kampüse tek yerden servis ediliyor.

-Bizim dönemimizde yemekler elle veriliyordu. Görevlilerle olan temas virüsü önlemez. Görevliler günde iki kez içeriyi geliyor. Temas söz konusudur. Birçok cezaevinde 60-70 kişilik koğuşlar bulunuyor. Kapasitenin üzerindedir. Tedavi olmak için hastaneye gitmek de sorundur. Başvurunuzdan 6 ay sonra cevap alabiliyorsunuz.

Eren Erdem (25-26.Dönem CHP Milletvekili):

-Öncelikle bu virüs ile ilgili dezenfekte olabilmek için, alkol bazlı dezenfekte ilaçlara ihtiyaç vardır, ama cezaevlerinde yasak. Tutuklunun kendi öz hijyenini sağlayabilmek için kullanabileceği tek materyal çamaşır suyudur. Haftada bir şişe alınabiliyor. Dolayısıyla bu tek başına, korona virüsle mücadele için yeterli değildir. Bu yönüyle risk taşıyor.

-Cezaevinde tecritte kalmama rağmen, günden 15-20 kişi ile temas ediyordum. Avukat geliyor, gardiyan tarafından aranıyorsunuz. Her noktada arama yapılıyor. En ufak bir enfekte olmanız halinde cezaevi revirinin ne kadar sağlıksız olduğu da bir gerçek. Bu yönüyle, siyasi saiklerle
tutuklanmış insanların, derhal serbest bırakılması can güvenliği meselesidir.

-Onun dışında da, yapılacak infaz düzenlemesinin siyasi suçları da kapsayarak genişletilmeli ve meclisten geçirilmelidir. Bu şekilde sürece dair pozitif adım atılmış olabilir.

Gazeteci Erol Önderoğlu (Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü Türkiye Temsilcisi)

-Kaldığım cezaevinin fiziki şartları kötüydü. Rutubetin olduğu, her an hastalık olabilecek alaturka tuvalet taşları, yıllarca boya görmemiş duvarlar, temizlenmeyen yüzeyler, soğuyan yemekler nedeniyle sağlığınıza dikkat etmeniz için beceri gerektiriyor.
-Beceriden yoksun olan herkes, hastalığa yakalanabilir. Üst düzeyde hijyen olmadıkça, cezaevi şartları her an salgın koridoru haline gelebilir. Yüksek sayıda personelin, evlerine girip çıktığı düşünülürse, günlük yaygın temas nedeniyle virüs sirayet edebilir. Silivri kampüsünde 13 kadar cezaevi var. Olası bir virüs taşıyıcısı, personel tüm cezaevlerine yayabilir. Türkiye’de çok sayıda tutuklu ve hükümlü bulunması nedeniyle, hizmetlerdeki eksikliği hafife almamak gerekir. Tedbirler en üst düzeyde alınmalı. Ama cezaevlerinin yüksek
doluluk kapasitesi herkesin endişe etmesi gereken zayıflığımızdır.

PAYLAŞIN
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Hakkında admin

Tekrar kontrol edin

‘İşsiz kalanlar Erbil ve Duhok’a gidiyor’

Gazeteistasyon – Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, salgın tedbirleri ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir