TGS, salgın günlerinde çalışan gazetecilerin haklarını hatırlattı

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), koronavirüs salgını devam ederken çalışmak zorunda kalan gazetecilerin hukuku hakları konusunda açıklamada bulundu.
TGS, salgın sürecinde meslektalarının maruz kalabilecekleri sorunlarla ilgili sendika olarak hazırladıkları hukuki bilgilendirmeyi resmi twitter hesabından yayınladı.
TGS’nin bilgilendirmesi şöyle:
Gazetecilerin Koronavirüs şartlarındaki hakları

İş Kanunu’nda ya da Basın İş Kanunu’nda, salgın nedeniyle ücretli/ücretsiz izinden yararlanma hakkı var mı?
Ücretsiz izne ayrılma isteğinin işverene yazılı olarak iletilmesi ve işverenin de bu talebi uygun bulması hâlinde ücretsiz izinden her zaman yararlanma hakkı vardır. Ücretsiz izin süresince iş sözleşmesi askıda kalır ve ücretsiz izinde geçen günler kıdem süresinden düşülür.

Salgın hastalık nedeniyle ücretli izin hakkı düzenlenmemiştir. Ancak, salgın hastalık, İş Kanunu kapsamında “işin durmasını ya da işçiyi çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir neden” olarak yorumlanabilir. İş K. 40. maddeye göre, bu zorlayıcı nedenden ötürü işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durması (İş K. 24/lll) veya bu zorlayıcı nedenin işçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre çalışmaktan alıkoyması (İş K. 25/lll) hâlinde çalışamayan veya çalıştırılmayan işçiye bu bekleme süresi içinde bir haftaya kadar her gün için yarım ücret ödenir. Zorlayıcı sebeplerden ötürü çalışılmayan günler için ödenen yarım ücret hafta tatili günü için de ödenir. Bir haftadan sonra işverenin ücret ödeme yükümlülüğü sona erer. Bu durumda çalışan, isterse sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilir ve kıdem tazminatını alır ancak ihbar tazminatı ödenmez.

Ayrıca, İşsizlik Sigortası Kanunu’na göre; Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak önemli ölçüde azaltılması veya işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen geçici olarak durdurulması hâllerinde, işyerinde 3 ayı aşmamak üzere kısa çalışma yapılabilir. Zorlayıcı sebeplerle kısa çalışma yapılması hâlinde, kısa çalışma ödeneği ödemeleri, 4857 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin (III) numaralı bendinde ve aynı Kanunun 40 ıncı maddesinde “zorlayıcı sebeplerden ötürü çalışılmayan günlerde bir haftaya kadar her gün için yarım ücret ödenir” şeklinde öngörülen bu bir haftalık süreden sonra başlar. Kısa çalışma ödeneğinin süresi Cumhurbaşkanı tarafından 6 aya kadar uzatılabilir. Kısa çalışma hâlinde İşsizlik Sigortası Fonundan kısa çalışma ödeneği ödenir. Bunun için öncelikle işverenin kısa çalışma talebi için İŞKUR’a başvuruda bulunması ve talebinin uygun bulunması gerekir. Son 120 gün hizmet akdine tabi olanlardan son üç yıl içinde en az 600 gün süreyle işsizlik sigortası primi ödemiş işçiler kısa çalışma ödeneğine hak kazanır. Kısa çalışma ödeneği, çalışmadığı süreler için, işçinin kendisine ve aylık olarak her ayın beşinde ödenir.

Kısa çalışma ödeneğinden yapılan ödemeler ileride işçinin alacağı işsizlik ödeneğinden mahsup edilir. Fakat kısa çalışma ödeneğinin işsizlik ödeneğinden mahsup edilip edilmeyeceğini belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.

İş Kanunu’nun 10. Maddesi çerçevesinde, işveren veya işveren vekili Nisan ayı başı ile Ekim ayı sonu arasındaki süre içinde, işçilerin tümünü veya bir kısmını kapsayan toplu izin uygulayabilir. Toplu izin dönemleri, bu dönemlerde henüz yıllık ücretli izin hakkını kazanmayan işçileri de kapsayacak şekilde belirlenebilir. Toplu izin uygulanması halinde işveren veya işveren vekili, işyerinin korunması, işyerindeki araç, gereç, donatım veya makinelerin bakımı, hazırlanması, temizlenmesi veya güvenliğinin sağlanması gibi zorunlu durumlar için yeter sayıda işçiyi toplu izin dışında tutabilir. Bu durumda olanların yıllık izinleri toplu izin döneminden önce veya sonra diledikleri tarihte verilir.

Hakkında admin

Tekrar kontrol edin

TBMM’de kürtçe konuşmaya engel!

Gazeteistasyon / TBMM Genel Kurul’da söz alan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili İmam Taşçıer, …

Bir cevap yazın