Türk sporu ve virüs…

Felaket gelmeden ders almayız! Kapıyı çaldığında bizde önlem almaya çalışırız, ancak ne kadar yeterli olabilir, kestirmek zor. Bazı olaylardan ders çıkarmamız gerekir. Hataların neresinden dönülürse,eksiklikleri tamamlarsak o felakete karşı daha etkin önlem almış oluruz.

Dünyayı sarsan ve ülkemizi de vuran korona virüsü, sağlık yönünden ne gibi eksikliklerimizin
olduğu, neleri yanlış yaptığımızı ortaya koymuştur.

Önce sağlık diyoruz…

Biz sporda ne yaptık! Kendi kendimize sormamız gerekir.

FİFA,UEFA, FİBA, CEV sporun patronları başta olmak üzere, üst düzey liglerin oynandığı ülkeler, tüm liglerini iptal ederken, biz seyircisiz oynatma kararı aldık. Neyse yanlıştan çabuk dönüldü de ertelendi. Yoksa büyük bir felakete neden olacaktı.

Seyircisiz iyi de sporcular, teknik adamlar, hakemler, gözlemciler, top toplayıcılar, güvenlik
görevlileri, sağlık çalışanları, gözlemci, temsilcilerin sağlığını düşünmedik. Sanki bunlar birbirleriyle temas etmiyorlar.

Sağlık örgütleri bir metre uzaklıkta olun, el sıkışmayın, öpüşmeyin uyarısı yapmasına karşın, gol atan oyuncu ile arkadaşları birbirine sarılıyor. Futbolcular yakın markaj yerine bir metrelik markaj mı uygulayacaktı…

Basketbolda pota altında kimse müdahale etmeyecek, serbest sayı atacak. Top kimsenin eline
değmemiş olacak. Voleybolda da aynı. Kimse servisi karşılamayacak, manşet almayacak, pas
vermeyecek.

Biz de buna seyircisiz spor diyeceğiz. Hayır hayır…

Şimdi tüm spor müsabakaları ertelendiğine göre federasyonlar, kulüpler kendilerine bir çeki düzen
vermek zorunda. Bu süreç içerisinde nasıl bir yapılanma içerisinde olmalarının yollarını plan ve projeyle ortaya koymaları gerekir.

Yıllardır alt yapıya önem vermedikleri için, dışarıdan getirdikleri yabancı sporcularla başarıyı
kovalıyorlar. Dünyada böyle diyebilirsiniz, ancak o takımlarda kendi alt yapısından yetişen futbolcu ve sporcular var.

Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş 5 yıl şampiyon olmaz ise dünyanın sonu mu? Diğer takımlarda
aynı, borç batağındalar, hala yabancı hayranlığı ile günleri kurtarmaya çalışıyorlar. Yabancıya verdikleri paraların, onda birini alt yapıya harcasalardı bugünkü borç tablosu ile karşı karşıya gelmezlerdi.

Atletizmde de öyle…

Devşirme sporcularla övünüyoruz. Kenya’dan, Etiyopya’dan, Güney Afrika’dan atlet getiriyoruz kendi ülkemizde… Kars’ta, Sivas’ta, Van’da, Diyarbakır’da, Trabzon’da, Edirne’de,İzmir’de
genç yetenek arayışı yapmıyoruz.

Hazıra konma sevdamız var. Devşirmelerle küçük bir başarı yakaladık mı, günü kurtardığımızı sanıyoruz.

Korona virüsü, sağlıkta olduğu kadar sporda da kendimize çeki-düz en vermemizi sağlar diye umuyorum. Tüm müsabakalar ertelendiğine göre federasyonlar, şapkalarını  önüne koyup” Ders çıkardık. Bir daha ki Avrupa, dünya ve olimpiyat şampiyonalarında başarılı olacağız” iddiasıyla yola koyulmalılar.

Türk sporunun kurtuluşu da, federasyonlarda korona virüsü kadar tehlikeli kişilerin temizlenmesinden geçer. Ne diyelim!

Korona virüsü bizi de vurdu.
Evde kaldığımıza göre, hem virüsü yenelim, hem de Türk sporu için kafa yoralım…

Hakkında admin

Tekrar kontrol edin

Bakanlık Daire Başkanı eşini öldürüp intihar etti

Gazeteistasyon / Adalet Bakanlığı’nda Destek Hizmetleri Dairesi Daire Başkanı olarak görev yapan Serkan Tüzün, önce …

Bir cevap yazın