Algı’nın fendi ‘asparagas’ı yendi…

Bir vakitler ki o kadar da çok geç vakitler değil,18 sene evveli falan, fena muhabirler değildik… Atlatma haberin efendileri olarak, caka satardık ortalarda. Fiyakalı dolaşırdık, hatta ve hatta fiyakalı dolaşmalarımızı görenler, piyangodan büyük ikramiyeyi kazandığımıza kesin kes inanırlardı. Ta ki yazdığımız haber ‘yalanlana’ veya ‘açıklama’ alana kadar. Sonrası karabasan, yüz kızarması, utanç!

Sanırdık ki, önümüzde ardımızda, sağımızda, solumuzda yürüyenler ‘asparagas’ı yüzümüze karşı söyleyemese de, arkamızdan kesin böyle konuşulacağına inanırdık. Asparagas, yani ‘yalan’, ‘palavra’ haber yazmak, ağır bir ithamdı! Düpedüz dolandırıcılıktı canım…
Sonra sonra koşullar da, iktidar da değişti…

“Asparagas”ın yerini afili bir ‘algı’deyimi aldı. Asparagas ne kadar kirli ise ‘algı’ o derece kutsallaştırıldı. Oysa ki, kirli olana da, kutsal olana da dokunulamıyordu.

Muhabirler, haber peşinde koşmak yerine, iktidar sahiplerinin eteklerine sarılmaya başladı. Hani şöyle mesleğini sorduklarında, gazeteciliğin kamusal alan korumasına sığınarak, ağız dolusu ‘muhabirim’ diyemez olduk. Anlayacağınız, iktidar sahiplerine soru üstüne soru soran muhabirlerin yerine ,’vatandaş muamelesi’ görür olduk. İktidar sahipleri karşısında kızarıp-bozarıp, soru soramaz olduk, iş bulmaları için eşiklerinde yatmaya başladık!
Ve vatandaş muamelesi göre göre geldik bu günlere…
Asparagas bile masum kaldı, yaşanmışlıklarda…

Yine de yeni nesil muhabirler, heveslilerine ‘asparagas’ı anlatalım ve masumiyeti…

Yıl 1963

Hürriyet Gazetesinin birinci sayfasında ‘atlatma’ bir haber yayınlanıyor. Haberi yapan muhabir ve foto muhabiri en yüksek ikramiye ile ödüllendiriliyor.
Haber klasik Türk usulü, Helga ‘Türk erkeklerine bayılırım’, Nataşa, bende bende’ dedi.

Gazeteci-yazar Doğan Uluç, anılarında yaşananları şöyle anlatıyor:

“Siyah beyaz fotoğraflarda ağaçlar arasında bir kulübe var. Önünde kovboy şapkalı bir erkek, parmakları gitarın tellerinde, yanında da genç bir kız. Amerikalı bir sanayicinin kızı, tanıştığı Türk gencine aşık olmuş. Bebek sırtlarında bir kulübede yaşıyorlar.
Gözüm kulübe üzerindeki kuru kafa sembolünün altıdaki ‘Azparagas’ yazısına takılıyor. Ne demek Azparagas?

“Para az, gerisi gaz…”

Haliyle gerçek ortaya çıkıyor. Amerikalı kız ile Türk sevgilisi haberi tamamen yalan. Kız Amerikalı değil Türk.Gitarlı genç ise erkek kardeşi…

İşte böyle o vakitten sonra “Asparagas” deyimi yeni yetme muhabirlerin hem dilinde oldu hem de kabusları, ta ki bu günlerde ‘algı’nın fendi ortaya çıkana kadar.
Üstelik bu ‘algı’ sahiplerinde utanma da arlanma da yok…

Meraklısına not:
Doğan Uluç- Kupa Ası-Olaylar içinde olaylar
Sayfa:39-40-41.

Hakkında admin

Tekrar kontrol edin

Memleket partisi sözcüsü Özkal: ‘Vali anayasaya aykırı konuşamaz’

Gazeteistasyon- Memleket Partisi Sözcüsü Prof. Dr. İpek Özkal Sayan Kocaeli Valisi’nin ‘Devletin ideolojisi İslamdır’ ifadelerine, ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir