Her dönemin gazetecileri… / Ergun AKSOY

Ülkemizde ki gazeteci profilini irdelemek elzem oldu…

Sıfır riskle mesleğini icra edenler…Bu tipolojiler, her dönemim gazetecileridir! Yaslandıkları güç odaklarının yönlendirmesiyle, gazetecilik yaparlar…
Solcuyla solcu, sağcıyla sağcı…Ülkenin konjöktürüne göre, en sıkı Atatürkçü bile olurlar… Sosyal medya da Atatürk paylaşımları, işi abartıp, Anıtkabir’den fotoğraflar bile yayınlarlar: “Biz de Atatürkçüyüz…”

Takkiye yapmakta, kimse bunlarla yarışamaz. Hak-hukuk-özgürlükler kavramının yanından bile geçmezler. Hiçbir dönem de işsiz kalmazlar…

Cumhurbaşkanlığı uçağından inmezler. Bunları, gökyüzünün kadrolu gazetecileri olarak nitelemek daha doğru olur…

Meslektaşları gözaltına alınır veya tutuklanır, gökyüzünün gazetecilerinden ses çıkmaz! Zorlarsın, ikna etmeye çalışırsın, ezberledikleri “Onlar terörist” şablonunu bozuk plak gibi tekrarlarlar. Gerçeklerden kaçma sendromu bu olsa gerek.

“Neye göre teröristler?” diye sorarsın!
“Bugün de hava çok güzel…” diye geçiştirirler.

Hadi bu kesimi anladık! Kendilerini İslamcı olarak niteleyenlere ne demeli?
İslamcı medya da yıllarca fişlenme ve dışlanma mağduruydu. “Zenci” mualemesi görürlerdi…
Bakanlıklara giremezlerdi, seyahatlere çağrılmazlardı.

Ama devran değişti. Büyük bölümü, makam-mevki sahibi oldu…Sınıf atladılar, sakıncalı oldukları günleri çabuk unuttular.
Ağzınızdan düşürmediğiniz hak, hukuk, adalet, kavramları artık sizler için bir anlam ifade etmiyor!
Sınıf atlamak, geçmişte doğru olan yönünüzü, yanlışa çevirmiş.
Hiç birinizden ses yok, hepiniz sağıra yattınız…

Bilmem duydunuz mu? Cezaevlerinde ki gazetecilerin sayısı yüz kişiye ulaştı… Gözleriniz görmez, kulaklarınız var işitmez…

Bir dönem, iktidarla içli-dışlı olan, daha sonra yollarını ayıran gazetecilere ne demeli! Yapının içindeyken, sisteme uydular. Gazetecilerin Başbakanlık binasına girmelerini yasaklayanlar bile vardı bunların arasında. Şimdi, haklar ve özgürlüklerle ilgili zaman zaman yazılar yazıyorlar…Geç kalmadınız mı?
Ülke olarak, basın özgürlüğü konusunda, yerlerde sürünüyoruz. Geçer mi bu günler, geçer. Bu sürdürülebilir bir yöntem değil. Darbe dönemleri dahil, Cumhuriyet tarihi boyunca, medyayı dizayn etme girişimleri olmuştur.
Gelen her yönetim, ilk iş olarak, hedefe medyayı koymuştur. O dönemlerde de, cezaevleri boş kalmamıştı. Efsunluyuz, bu günleri de aşarız…

Hakkında admin

Tekrar kontrol edin

İstanbul’da ormanlara giriş yasağı

Gazeteistasyon / İstanbul’da Valilik hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte artan yangın riski sebebiyle ormanlık alanlara giriş ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir