Aydınlardan çağrı: Hasankeyf için baraj kapaklarını açın

Hasankeyf ve sular altında kalan köylerde incelemeler yapan Hasankeyf Koordinasyonu “Bu yıkım projesi bir an önce durdurulmalı” dedi. Aydınlar ve yazarlar da ortak bir çağrı metni imzalayarak, baraj kapaklarının kontrollü olarak açılmasını ve Hasankeyf’te bu tarihi hatadan dönülmesini istedi.

İstanbul’dan Hasankeyf’e gelen Hasankeyf Koordinasyonu üyeleri su altında kalan köyleri ve Hasankeyf’i ziyaret ederek Batman Merkez’e bağlı su altında kalan Urganlı (Zohora), Su Çeken(Şikefta) köylerinde incelemelerde bulundu.

Su günde 1 metre yükseliyor

Batman’da bir araya gelen heyet ilk olarak Urgan’lı köyüne gitti. Urganlı Köyü’nde suyun yükselme hızını ve yerleşim yerine ilişkin bilgi alan heyet, köylüler ile sohbet etti. Köy sakinlerinden Naif Yıldız adlı yurttaş heyete suyun günde bir metre yükseldiğini ve gidecek yerlerinin ise olmadığını belirtti. Diğer köylüler ile görüşmelerini sürdüren heyet sohbet sırasında Jandarma komutanı sivil kıyafetler ile köye gelerek köylülere “Aman çok fazla şey anlatmayın” demesi üzerine köylüler, “Bugün derdimizi anlatmayacaksak ne zaman” anlatacağız” diyerek tepki gösterdi. Heyete sorunlarını anlatan köylüler “Gidecek yerimiz yok yetkililer bir an önce köy yerimizi tespit etmelidir” diye konuştu.

Urganlı’nın ardından Su Çeken Köyü’ne giden heyet burada da incelemelerde bulundu. Köy ziyaretleri ardından Hasankeyf’e geçen heyet kent girişinde araçları durdurularak GBT kontrolünden geçirildi. Hasankeyf’te yapılan incelemelerin ardından heyet Batman’a basın toplantısı için geri döndü.

“UNESCO’ya bu utancı her fırsatta hatırlatmalıyız”

Petrol-İş Sendikası Konferans Salonu’nda gerçekleşen basın toplantısında ilk olarak Batman Belediyesi Eş Başkanı Dr. Mehmet Demir konuştu. Uzun bir süreden bu yana Hasankeyf mücadelesi verildiğini dile getiren Demir, “UNESCO’dan Türkiye yönetimine kadar hepsinin ortak çabası ile Hasankeyf yok edildi” dedi. UNESCO’nun üç maymunu oynadığını dile getiren Demir, “Bu büyük bir utançtır. Bizim de görevimiz her fırsatta bu utancı onlara hatırlatmaktır. Bugün bunların dışında diğer bir görevimiz daha vardır. O da insan sağlığını korumaktır” dedi. Bölgedeki birçok kentin kanalizasyon sularının arıtmaya tabi tutulmadan baraj bölgesine aktığını anlatan Demir, “Burası artık büyük bir hastalık yayan bölgeye dönecek. İnsan bunları düşününce bölgeye bir kasıt mı var diye düşünmekten edemiyor” diye konuştu.

10 bin kişi topraksız bırakıldı

Daha sonra konuşan Hasankeyf Koordinasyonu adına Mücella Yapıcı da, 199 yerleşim yeri ve 289 höyüğün su altında bırakılmak istendiğini dile getirerek, yaşananın tufan olduğunu ve tufanın devam ettiğini söyledi. Mücadelenin 32 yıldır sürdüğünü hatırlatan Yapıcı, Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin bir devlet projesi olduğu belirterek, yapımında ısrar edilmesinin anlamsız olduğunu ifade etti. Yapıcı, “Kalkınmacı politikalarla bile anlaşılamayacak bir yıkım projesi ile karşı karşıyayız” diyerek sözlerini sürdürdü. Vadi boyunca yoksunluğun yayılmaya başlandığını dile getiren Yapıcı, “Baraj göletinin geldiği her noktada zorunlu göç, göçe bağlı yoksullaşma hem Hasankeyf ilçesinde hem de Batman il merkezinde görünür olmaya başladı. Büyük toprak sahiplerinin gösterişli şovlarına aldanmamak gerekiyor. Ülke genelindeki zengin yoksul oranı burada da kendini göstermektedir. En az 10 bin kişi topraksız hiçbir tazminat alamadan en temel insani hak olan barınma hakkından yoksun bırakıldı, bırakılmaya devam ediliyor” ifadelerini kullandı.

40 köy sular altında kaldı

Ekolojik tahribata da dikkat çeken Yapıcı şunları belirtti: “400 kilometrelik alanda ekolojik yıkımın boyutu, kapsamı hala bilinemiyor. Kapakların kapatılmasıyla birlikte milyonlarca canlı, yaşam kaynağı olan Dicle’nin sularında boğduruldu. Baraj göleti Vadi boyunca Tufan’a dönüşmüş durumda. Tepkiler sonucunda, soyu tükenme riski altında olan canlılarla ilgili yeni yuvalanma alanları yapılacağı belirtilse de alan boyunca kuşlar için yapılmış iki üç kule dışında bir çalışma görülmüyor” diye konuştu. Daha sonra en az 40 köyün sular altında kaldığını dile getiren Yapıcı 60 köyün ise sular altında kalmaya devam ettiğine dikkat çekti. Yapıcı sözlerine hukukçulara çağrıda bulunarak şunları söyledi: “Hasankeyf ve Dicle Vadisi boyunca her gün suç işleniyor. Barolar ve avukatlara çağrımızdır, lütfen varoluşunuzun gereğini yerine getirmek için gerekli adımları atın.”

Hakkında admin

Tekrar kontrol edin

TBMM’de kürtçe konuşmaya engel!

Gazeteistasyon / TBMM Genel Kurul’da söz alan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili İmam Taşçıer, …

Bir cevap yazın