Necdet PEKMEZCİ yazdı, Sarayların Fedaileri

Necdet PEKMEZCİ / Ankara

Sarayların Fedaileri…

Fedaisi olmayan lider yoktur! Haniyse, mazlum coğrafyanın Tunç Kanunu;“Fedai tutmak”, ya da “beslemek!”

Hani kapısında; fedaisi bulunmayana “adam” denilmiyor kavimler coğrafyasında. Koskoca Fatih Sultan Mehmet bile “fedai” sahibiydi. Kara Murat’ı, Malkoçoğlu’su daha bilmem kimler kimler…

Ya Ulu Hakan Abdülhamid’e ne demeli! Yıldız Hafiye Teşkilatı meşhur olmasına meşhur da “Tebdiller” derken Arnavut- Çerkez fedailer! Mesela Çerkez Ahmet, Uzun Ali, Silahşor Mustafa…

Yine meşhur Prizen Taburu; Arnavutlardan müteşekkil. Şu meşhur sanatçılardan Engin Noyan’ın dedesi mülazım (teğmen)Abbas Sırrı Nurko dahi yerini almış bu taburda.

Ve halledilen Abdülhamit;  Alatini Köşk’ünde  zorunlu ikamete mecbur ediliyor…

Osmanlı’nın fedaileri olur da Mustafa Kemal Paşa’nın olmaz mı?

O’nun da fedaileri vardı. Yazmazsak eksik kalır; Nuri Conker,  Kazım Özalp, İstiklal Mahkemesi başkanları Ali Kılıç, Ali Çetinkaya ve olmazsa olmazı silahşor Recep Zühtü Soyak…

Neyse, merhum Necmettin Erbakan’ı da analım. Çok yaygara kopartılan “Özel Ordu” nun veya 28 Şubat post modern darbenin günah keçisi “Sakarya grubu”

Kim unutabilir Abdurrahman Akyüz’ü…

Malum,” Sakarya Grubu”nun başıydı Abdurrahman o vakitler…

Hafızam yanıltmıyorsa; yıl 1994 veya 1995.

Erbakan, Diyarbakır’da mitingde; otobüsün üzerinde konuşuyor. Aniden bir patlama sesi duyuluyor, etraf toz-duman…

Şaşkınlık, panik, korku hakim.

Sadece Erbakan ayakta, elinde mikrofon…

Ortada ne polis var ne de fedai…

Herkes can derdinde…

Hadi yeri gelmişken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fedailerini de yazalım.

Boşuna emekli Tuğgeneral ve bir dönem Erdoğan’ın baş danışmanlığını yapan Adnan Tanrıverdi’yi artık aramayın.

Çünkü yok…

Elin ağzı torba değil ki büzesin. Bambaşka bir  yapı konuşulan, anlatılan… Yeni bir yapı varmış külliyede…

Sarayların fedaileri olur da milletin, vatanın fedaileri olmaz mı? Mesela, bordo bereli emekli Albay Abdullah Soyluoğlu, Abdullah Öcalan’ı Kenya’dan getiren ekibin başıydı. Türkiye onu uçakta söylediği ve tarihe geçen “Memlekete Hoş geldin Abdullah Öcalan” sözleriyle tanıdı. Sonra mı ne oldu.
Abdullah albay, kanser illetine yakalandı, GATA Haydarpaşa Hastanesi’nde tedavi olamadan 23 Kasım 2014 tarihinde vefat etti. Soyluoğlu, memleketi Konya’nın Seydişehir İlçesi Gökhüyük Köyü’nde düzenlenen törenle sessiz sedasız toprağa verildi. Soyluoğlu’nun vefat haberi tam iki ay sonra, yani 15 Ocak 2015 tarihinde gazetelere haber olabildi…
Alın bir fedai daha, çok değil birkaç gün önce Libya’da şehit düştü emekli Albay Okan Altınay. Naaşı Aydın Tellidede şehitliğinde toprağa verildi. O da sessizce defnedilen fedailer arasındaki yerini aldı…

Hakkında admin

Tekrar kontrol edin

Akşener: Biz de aday getirebiliriz, CHP’li de olabilir, kazanmak önemli

Gazeteistasyon / İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, katıldığı canlı yayında Millet İttifakı ve 6’lı …

Bir cevap yazın