Bir zamanlar Boranhaneler vardı…-2    Ahmet SÜMBÜL (Özel Haber)

Gübresinin hem tarım hem de silah sanayisinde kullanılabileceğinin ortaya çıkması ve etinin lezzeti, 16. yüzyıldan itibaren güvercinleri önemli bir noktaya getirmiştir. Bu güvercinleri bir arada tutmak ve barınmalarını sağlamak için değişik ülkelerde binalar inşa edilmiştir. Birçok ülkede yüzyıllardır bu kültür yerel yönetimler tarafından devam ettirilirken, maalesef Diyarbakır’da değeri tam anlaşılamayan bu kültür yok edilmiştir.


Güvercin gübresi, Avrupa’da 16., 17. ve 18. yüzyılda çok değerli bir kaynak olarak kabul ediliyordu. Çiftlik gübresine göre çok daha değerli olduğu ortaya çıkan ve barut yapımında kullanılan bu gübrenin çalınmaması için, güvercin evleri o tarihlerde silahlı muhafızlar tarafından korunuyordu.

İngiltere’de 16. yüzyılda güvercin gübresinde bulunan Güherçile, barutun temel maddesini oluşturmaktaydı. Yoğun azot içerdiğinden, barutun ham maddesi olan Güherçile yapımında kullanılıyordu. O dönemde barut, güherçile, kükürt ve odun kömürü tozundan yapılıyordu ve ‘Karabarut’ adıyla biliniyordu. Barutun ham maddesi için o tarihte bilinen tek kaynak güvercinlerdi. Bu nedenle son derece değerli bir meta olarak kabul edilirdi. Hem tarım, hem de silah sanayisi için güvercin gübresinin değeri geçen yüzyıla kadar devam etti.

Yok olan kültür örneği olarak halen ayaktalar

Diyarbakır’da çok değil, 1950’lere kadar bile Dicle Nehri kıyısında bulunan onlarca köyde bu yaban güvercinlerin barınması için Boranhaneler bulunurdu.
Özellikle kıyıya yakın köyler başta olmak üzere, iç bölgelerde de köylerde ev yapanlar, hemen yanı başına yaban güvercinlerin barınması için en az bir adet Boranhane yapardı. Amaç, buradan elde edilecek değerli gübre ile tarım arazilerinin beslenmesi idi. Gübresinin verimi nedeniyle bağ, bahçe ve bostan işleriyle uğraşanların tek tercihi bu gübre olurken, aynı zamanda ihracatı da yapılıyordu. Günümüzde sadece Karaçalı (Til Alo) köyünde bulunan Boranhaneler, bu kültürün nasıl yok edildiğinin görülmesi açısından önemli bir örnek teşkil etmektedir.

 

Binalar kapısız yapılırdı

Burada yapılan Boranhaneler, özel bir teknikle inşa edilir, kedi, tilki, sansar gibi yırtıcı hayvanların ve yılanların yuvalara ulaşmamaları için binaya herhangi bir pencere yapılmaz, sadece güvercinlerin girip çıkabilecekleri boyutta en üst kesime küçük pencereler açılırdı. Kerpiçten yapılan Boranhanelerde ilk zamanlarda kapı bulunmazdı. Yılda bir yada iki kez gübrelerin toplanabilmesi için kerpiç duvarın bir bölümü giriş için yıkılır, gübreler alındıktan sonra burası tekrar kerpiçle örülür ve çamurla sıvanarak kapatılırdı.

Aynı uygulama birçok ülkede vardı

Ancak daha sonraki yıllarda, bir insanın girebileceği boyutta bir adet kapı yapılarak, güvercin gübresinin bu şekilde toplanabilmesi tasarlandı. Karaçalı köyündeki höyüğün hemen alt kısımlarına yapılan ve günümüzde kullanılmayan ancak halen ayakta kalan Boranhanelerde bunları görmek mümkün. Aynı tarz uygulama, başka ülkelerde de değişik boyutta yapılan güvercin evi ya da Boranhanelerde görebiliriz.

Binalar özel olarak dizayn edilirdi

Tek ya da çok bölmeli Boranhanelerin içinde, güvercinlerin tünemesi için 1.5-2 metre aralıklarla yapının farklı yerlerine kavak ağacından yükseltiler yapılırdı. Aynı şekilde bunun üzerinde 2-3 metre yüksekliğe de aynı şekilde sırıklar dizilir ve bu sırıklar alttan yukarıya doğru binanın tepesine kadar dizilirdi. Bu sırıklar, hem iç duvarlara asılı bulunan güvercin yuvalarına kolay erişimi sağlar, hem de kerpiç duvarları birbirine birçok noktadan bağlayarak, binanın dayanağını arttırırdı.

Her yıl bakımları yapılırdı

Diktdörtgen ya da kare şeklinde yapılan Boranhanelerin iç duvarlarına ise güvercinlerin yuva yapması için saz veya kamıştan örülü kulplu sepetler monte edilirdi. Boranhanelerin büyüklüğüne göre, bazen bu sepet sayısı 400-500’ü bulabilirdi.
Kerpiçten yapılan ve damları toprak olan Boranhanelerin her yıl bakımının yapılması zorunluydu. Yağmur ve kar suyu nedeniyle Boranhane damının çökmemesi için ‘loğlama’ yapılarak, üstteki toprak sıkıştırılır ve suyun aşağıya inmesi önlenirdi. Bir anlamda ‘çatı bakımı’ diyebileceğimiz bu uygulama, aynen topraktan yapılma eski köy evlerindeki uygulamanın bir benzeriydi.

İlk olarak uzak köylerdeki Boranhaneler yıkıldı

Güvercin gübresine olan rağbetin azalması sonrasında bundan yakın bir zamana kadar ayakta kalan Boranhaneler de günden güne kendi kaderine terk edilmeye başlandı. Güvercin sayısının azalması, fabrika üretimi olan gübrelerin daha kolay ulaşılabilir olması nedeniyle köylülerin Boranhanelere olan ilgisi azaldı. Boranhane kültürünün terk edilmesi ilk başta daha iç kısımlardaki köylerde başladı.

Bu kültürün son izleri

İnsan-hayvan ilişkisinin göstergelerinden olan ve köylerde kurulu bulunan Boranhaneler ya yıkılarak yerlerine ev ve ahır yapıldı, ya da her yıl düzenli bakımlarının yapılmamasından dolayı yıkılmaya yüz tuttu. Terkan bölgesi ve nehir kıyısındaki köylerde halen bu yıkılmış Boranhanelerin izlerine rastlayabilirsiniz. Karaçalı köyünde kullanılmayan ancak ayakta bulunan bu yapılar, Diyarbakır’ın yüzyıllardır süren Boran ve Boranhane kültürünün son izleridir.

Üç yıl önce harekete geçildi

Diyarbakırın kültüründe önemli bir yere sahip olan Boranhanelerin son izlerinin de silinmemesi için Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu bir karar alarak, halen Karaçalı köyünde ayakta bulunan Boranhanelerin tescilini yaptı. 21 Ocak 2015 tarihinde alınan kararın tam metni şöyle:

Diyarbakır Kültür Varlıklarını Korumu Kurulu Kararı

Toplantı Tarihi ve No. : 21.01.2015-108 Toplantı Yeri
Karar Tarihi ve No. : 21.01.2015-2885 DİYARBAKIR
Dosya No : 21.00/859
Diyarbakır İli, Merkez, Sur İlçesi, Karaçalı Köyü, tescilli Tilalo Höyüğü sınırlarında bulunan ve köyiçi mevkii ile tapunun 244 Nolu parseli üzerinde yer alan Güvercin Evlerinin (Boranhaneler) tescil talebine ilişkin; Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün 23.01.2014 tarih ve 284 sayılı uzman raporu ile Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 17.09.2014 gün ve 2440 sayılı kararı okundu. Ekleri ve konuya ilişkin bilgi, belgeler incelendi. Yapılan görüşmeler sonunda;
Diyarbakır İli, Merkez, Sur İlçesi, Karaçalı Köyü, tescilli Tilalo Höyüğü sınırlarında bulunan ve köyiçi mevkiinde yer alan I.Nolu, II, Nolu, III Nolu ve IV Nolu Güvercin Evleri “Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı” özelliği gösterdiğinden, 2863 Sayılı Kanunu’nun Tespit ve Tescil ile ilgili 7. maddesi uyarınca tescilinin uygun olduğuna, yapı grubunun II. grup yapı olarak belirlenmesine, karar verildi.”

YARIN:

  • Gübreleri paha biçilmezdi
  • Gereksinim azalınca kaderlerine terk edildiler
  • Seyyahlar gezi notlarında bunları yazdı
  • Halen birçok ülkede koruma altındalar

Hakkında admin

Tekrar kontrol edin

İstanbul’da ormanlara giriş yasağı

Gazeteistasyon / İstanbul’da Valilik hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte artan yangın riski sebebiyle ormanlık alanlara giriş ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir