KHK’dan mezara uzanan dram… Faruk BALIKÇI- (Özel HABER)

Kamuoyunda ‘öldükten sonra işine iade edildi’ haberiyle gündeme geldi Ahmet Çoban…
KHK ile ihraç edilmişti.
“Yıllarca neden, niçin” sorularına yanıt aradı! Oysa bu soruların yanıtı belliydi. Sakıncalı….
Bu kelime ağır bir itham… 1980’den bu yana gelen, kabus bir kelime, hep karşımıza çıkar. Yargı kararı var mı, yok…
Bir yandan ‘Neden, niçinlere’ yanıt arayan Ahmet Çoban, hukuk mücadelesi başlatmış.
İşine dönmek için dava açmış, davası sürerken kansere yakalanmış. Sonrası mı…
Yaşamını yitirdikten sonra, yıllardır mücadelesini verdiği “İşinize iade edildiniz” tebliği yapılmış.
Ahmet Çoban, 1990’lı yıllarda Diyarbakır defterdarlıkta çalışırken, faili meçhullerin, köy yakmaların yaşandığı dönemde, sendikal mücadele içerisinde bulmuş kendini.
Büro Emekçileri Sendikası Diyarbakır  Şube Başkanlığına kadar yükselmiş.
Hak-hukuk-adalet mücadelesi içindeyken, sürgünle tanışmış.Çoban, Ürgüp’e sürgün edilmiş. Yol arkadaşı eşi Mühbet Çoban, gazeteistasyon’a yaşadıklarını o sürgün yıllarını anlattı:
‘’Okullar kapanınca, çocuklarımı alıp Diyarbakır’dan Ürgüp’e gidiyordum. Okullar açılınca da geri dönüyordum. Bu böyle 4 yıl devam etti. Orada hiç kimse bizimle konuşmuyordu. Bize ‘teröristler’ gelmiş diyorlardı.”Mühbet Çoban, Ürgüp’te yalnız yaşayan eşinin psikolojisini anlatırken, boğazı düğümleniyor, sesi titriyor:
“Ben ve çocuklar Diyarbakır’a döndüğümüz de eşim yalnız kalıyordu.  ‘Dayanamıyorum. Bağırmak, haykırmak geliyor içimden. Ben de çocuklarımla yaşamak istiyorum’ diyordu.Bu çok acı bir şey. Elimizden de bir şey gelmiyordu.”
“Gizli gizli ağlıyordu”

Mühbet Çoban,  eşinin dört yıl önce, ihraç edildikten sonra, üzüntüden şeker hastası olduğunu ve tansiyonunun sürekli yükseldiğini anlatarak, o günleri şöyle aktarıyor: ‘’Hiç dışarı çıkmıyordu. Bazen gizli gizli ağlardı. Hep içine atardı. Bir gün rahatsızlandı, ambulans çağırdık. Hastaneye kaldırdık. Tansiyonu yükselmişti, şekeri ise 500’e çıkmıştı. Bir hafta hastanede kaldıktan sonra, taburcu oldu. 7 ay maaş alamadı. Sigortamızda kesilmişti. Doktora gidemiyorduk. Tüm tanıdıklar ‘Hastasın, kendine bak’ diyordu. O ise ‘Emekli paramı alayım tedavi olacağım’ diyordu. Ama maalesef olamadı. Bir gün eve bir zarf geldi. Ben o zarfı görünce ‘Seni çağırmışlar’ diye espri yaptım. Öyle bir sevindi ki, hiç unutamam…Öldükten sonra işe iadesi geldi. O görmedi, sevinemedi. Keşke  görebilseydi.’’

“Sürgünden mektuplar”

Mühbet Çoban, eşinin sürgün olduğu yıllarda kendisine yolladığı mektupları ise anı olarak saklıyor. Bu mektuplarda, Ahmet Çoban, eşine ve çocuklarına olan hasretini dile getiriyor:
‘’Sevgili Mühbet, yine aylardan Mart ayı. Hani etkinliklerin bolca yapıldığı, Newrozların, özgürlüklerin kutlandığı, sürgünlerin bolca yaşandığı Mart ayında. Amed’te sizlerle geçirmiş olduğum yıllık izinim sona ermiş, artık dönme vakti ve çoluk çocuktan ayrılma vakti gelmişti. Tıpkı geçen Mart ayında sizlerden ayrıldığım gibi. Hani derler ya Mart ayı dert ayı bizimki de onun gibi bir şey işte.”

Mühmet Çiçeği

“Hava çok soğuk. Bahara doğru, buralarda hava hep ayaz geçer. Her zaman olduğu gibi boş zamanımı kitap, dergi okumakla, televizyon seyretmekle geçirmekteyim. Ama sizlerde ırak olduklarım ve seyrettiklerim, pek fazla önem arz etmiyor. Bilirsin Ürgüp’ün pazarı pek güzel olur. Bir gün pazarı dolaşırken, boş zamanımı nasıl iyi değerlendiririm diye düşünürken, adımlarım beni bir çiçekçiye götürmüştü. Çok güzel çiçekler vardı ve aradığımı da bulmuştum. Çeşit çeşit çiçeklerin filizlerini aldım. Ve toprak saksılarda yetiştirmeye başladım. Hepsinin de çok güzel isimleri var. Hele içlerinden birisi o kadar güzel ki ismi de kolonya çiçeğimiş. Kolonya çiçeği Haziran’da güllerini açar, etrafa güzel kokusunu yayar. Daha evvel sana güzel kokulu Berivan çiçeğini yakıştırdığım için bu çiçeğe de senin ismini verdim. Sevgili yaşam arkadaşım, sizlerden ayrılık, yalnızlık günleri tekrar başlamıştır. Mühbet çiçeği üşümesin diye, onu sıcak tutmaya ve daha iyi korumaya çalışıyorum. Ama nafile artık, oda ayrılmak istiyor. Hasta olan bir insanın ölüm gününü bilmesi gibi…”

Hakkında admin

Tekrar kontrol edin

‘Çin, Tayvan’a saldırırsa karşılık veririz’

Gazeteistasyon / ABD Başkanı Biden, Tokyo ziyaretinde yaptığı açıklamada Çin’i Tayvan’la ilgili tehdit etti, saldırı ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir