Ana Sayfa / Manşet / Trump’un bıraktıkları

Trump’un bıraktıkları

Seçimden önceki yazımda “Dünyadan ABD’ye bakınca, Amerikalılar komediyi andıran bir seçimle karşı karşıya gibi görünüyor. Bir tarafta vizyonu tweetlerle sınırlı, totaliter olmak isteyen bir şaklaban, diğer tarafta kadınlarla konuşurken onları rahatsız hissettirecek şekilde fiziksel temas kuran bir adam aday. Söz konusu olan küçük bir ülke olsa önemsenmez, hatta gülüp geçilir bu komediye.” diye yazmıştım. Öyle de oldu. Henüz perdeler kapanmadı.

ABD’de tüm oylar sayılmadan çarşamba gecesi erken saatlerde zaferini ilan eden Trump birçok eyalette oy sayımını yargıya taşıdı. Tarih, oyların henüz üçte ikisi sayılmamışken Trump’ın zaferini ilan ettiğini ve seçime sahtekârlık ve hile karıştığı için zaferini Yüksek Mahkeme’de savunacağını söylediğini yazacak.

ABD seçimleri sadece ABD’yi değil tüm dünyayı fazlasıyla etkileyen önemli bir seçim. Bundan dört yıl önceki başkanlık seçiminde, Amerikalılar başkanlık seçiminde büyük oranda bilinmeyen bir adaya oy vermişlerdi. Şimdiyse ne yaptıklarının farkındalar ama buna rağmen ABD nüfusunun yaklaşık yarısı Trump’a olan desteğini sürdürüyor. Yani seçmen artık kandırılmış, Hillary düşmanı, toplum tarafından dışlanmış ve hayattan bezmiş kitleler değil. Aksine, bunlar bilinçli bir karar almış gibi görünüyorlar. Bana göre en önemli olan şey, kesin sonucu belli olmayan bu seçimin sonucunda demokrasinin yaşayamadığı ülkelerde olduğu gibi ABD’nin bölünmüşlüğün kalıcı hale gelmesi. Amerikalıların bu heyecanının şiddetini ve bu halin daha ne kadar süreceğini kestirmek zor. Ancak demokrasi ve güçlü anayasal kurumların kendilerini yine de kabul ettireceğine kuşkum yok. Kaldı ki daha seçim devam ederken yerel mahkemelerin Trump’ın itirazlarını red kararları, seçkin medya kuruluşlarının gösterdiği net ve cesur tavır, yukarıda sözünü ettiğim varsayımı doğrular gözükmektedir.

Bakınız

(https://twitter.com/thenewsoncnbc/status/1324503704930832388)

(https://tr.euronews.com/2020/11/06/twitter-kafa-kesme-cagr-s-yapan-trump-n-eski-basdan-smanlar-ndan-bannon-un-hesab-n-kapatt?utm_medium=Social&utm_source=Twitter#Echobox=1604644389)

Amerikalılar, ne kadar çok haber yayınlanırsa yayınlansın, siyasi rakipleri hakkındaki o kadar az bilgiye sahip oluyorlar. Bu, tehlikeli bir durum. Cumhuriyetçiler, Demokratların, gerçekte olduklarından daha tanrıtanımaz, daha eşcinsel ve daha radikal olduğuna inanırken, Demokratlar Cumhuriyetçilerin olduklarından daha zengin, daha yaşlı ve daha akılsız olduğu kanaatine sahipler.

Bir diğer durum da seçim sonuçlarının da anketçilerin hataların sebebi anketlerde yanlış örneklem seçilmesi değil, belli öncelikleri olan insanların bu anketlere katılmak istememesi. Anketler siyasi sisteme yukardan bakıp her şeyin görülebildiği uçan nesneler değil bizzat bu siyasi sistemin temel öğelerinden biri. Bu sisteme güvenmeyenler, sinirlenenler ya da sistemden nefret edenler büyük bir olasılıkla anketlere de katılmıyor. Ve belki de seçimden birkaç gün öncesine kadar nasıl oy kullanacağını kendileri bile bilmeyenler protesto oyu kullandılar.

Uluslararası medyanın gerekli mesafeyi koruyamayıp taraf olduğu için her zaman doğru şekilde yansıtamadığı bir gerçeklik bu. Ekonomiyi bir kez daha tehdit eden pandeminin sebep olduğu olumsuz koşullar bile bu gerçekliği değiştiremeyecektir.

Trump’ın çarşamba günü aceleyle zaferini ilan etmesinin ardından sağcı-milliyetçi köşe yazarları Trump’ın hukuk ihlallerinin dünyaya kötü örnek olup olmayacağını ve Trumpizm’in yenilgisinin dünya için güvenlik politikaları açısından ne anlama geldiğini tartışıyor. Hali hazırda şimdilik Trump gibi bir figür görünürde yok. Ama onu örnek alanlar var. Trump’ın siyaset tarzını ve hedeflerini (Önce Biz!) Beyaz Saray Trump’sız kaldığı zaman, dünyada egemenlikçiler kendilerini biraz yalnız hissedecek.

Medya, tasavvur ettiği Trump karikatürünün, ABD halkının gördükleriyle örtüştüğü sanrısına bir kez daha kapıldı. Trump’ın düşüncesi pekâlâ bu dönemde de başkanlık koltuğunda kalabilir. Ya da son sözü demokrasi söyler.

Geçen dört yılda Trump’ın AB üzerindeki olağanüstü baskısı, Avrupa içindeki birlik hissini arttırdı. O yıllarda gerek ortak bir savunma politikasının gerekse ekonomik birliğin geliştirilmesinde ciddi oranda artış yaşadı. Son olarak Korona krizinde ortak borçlanmaya gidildiğini gördük.

Bu seçimde demokratlar ve cumhuriyetçilerden çok şovmen ve devlet adamı karakterlerin yarıştığı bu seçimde Biden, hümanist özellikleri üzerine yapılandırdığı seçim kampanyasıyla, Trump’ı mağlup etmesi, diğer ülkelerde de umut kaynağı olabilir. Bizlere de karşımızdakini bir karikatür olarak görmeyi iyi öğrettiler.

Ama ülkemizde de hala bir şeyleri değiştirme fırsatı var. Şiddet söylemi şiddeti alevlendirebilir. Barışçıl söylemlerse barışın önünü açar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PAYLAŞIN
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Hakkında admin

Tekrar kontrol edin

Korona bir aileyi yok etti

Mersin’in Tarsus ilçesinde 15 gün içinde korona virüs (Covid-19) nedeniyle aynı aileden 4 kişi hayatını ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir