Ana Sayfa / Manşet / TÜİK yalancı!…

TÜİK yalancı!…

Mehmet Aslan

TÜİK, eski zamanların çöle düşen divane aşıkları misali iyice gerçeklikten koptu. Açıkladığı işsizlik rakamları; çölde vaha görmeyi geride bıraktı…Bugün Mart ayının mucizevi işsizlik rakamları açıklandı. Hazreti Musa, bu rakamı görse asasıyla denizi ikiye ayırıp yol açmak, Hz. İsa da ölüleri diriltmek
mucizesinden utanç duyarlardı. Ah o zamanlar TÜİK bilinseydi, hiç kimse Mısır piramitlerinin yapılışı hakkında konuşmazdı hatta ona gecekondu muamelesi yapardı. Binbir gece masalları TÜİK’in maceralarıyla dolup taşardı. Ah o zamanlar TÜİK bilinseydi, dünya Efrasiyab ile Zaloğlu Rüstem yerine TÜİK’in
yiğitleriyle sergerde olurdu.

Şimdi biraz da rakamların sıkıcı dünyasına girelim. Mart ayı işsizlik rakamı % 13,2 olarak açıklandı. Bütün dünya kepenk indirmişken işsizliği azaltan tek ülke olduk. Batı bizi kıskanmasın da ne yapsın. Salgın dönemlerinde işsizliği geriletmek öyle kolay değil. Şimdi bu Şarkî Müslüman kurnazlığının nasıl işlediğine bir bakalım:

1-İşsizlik 58.500 haneye anket uygulanarak hesaplanıyor. Son zamanlarda yüz yüze görüşme yanında telefon görüşmeleriyle de anket yapılmaya başlandı. Sanırım en doğru telefon numaraları hangi haneye aittir, konusunu en iyi TÜİK bilir.

2-İş gücü piyasası anketleri Türkiye geneli değil, TÜİK’in bölge müdürlükleri olan büyükşehirlerde uygulanıyor. Rakamların açıklanmasına 2 gün kala TÜİK’in 10 bölge müdürü rakamların selahiyeti için görevden alınırken, ağzında rakam püskürtebilen yeni müdürler görevi devraldı.

3-İşsizliğin en temel sorun olduğu Doğu ve Güneydoğu illerinde Gaziantep ve Erzurum hariç anket yapılmıyor. Bu anketlerden çıkan sonuçlarla diğer illerdeki işsizlik tahmin ediliyor. Mesela en gelişmiş sanayi illerinden olan Gaziantep rakamlarıyla Şırnak, Batman, Mardin gibi iller için tahmin üretiliyor.

4- Türkiye’de çalışanlar ve işsizler toplamı, yani iş gücü 31 ile 32 milyon arasında değişiyor. Oysa 58.500 hanede anket yapılan 15 yaş üstü kişilerin sayısı 120 bine yakındır. Diğer bir değişle 32 milyonu ölçmek için 120 bin kişiyle görüşülüp, tahmin yapılıyor. Oranlarsak % 0,4 (veya binde 4).

5-Türkiye işsizlik rakamları İŞKUR’un veri tabanında kayıtlı gerçek rakamlar yerine 120 bin kişiye yapılan anket ve telefon görüşmeleriyle ölçülüyor.

6-İşsizlik ölçülürken sadece son 4 haftada işsiz olduğunu beyan edenler dikkate alınıyor. Örneklersek, Şubat ayında işten çıkartılmış olan biri bunu İŞKUR’a bildirmişse, bu kişi Mart döneminde işsiz olarak sayılmıyor. Bunun için Mart ayında da işsiz olduğunu beyan etmesi gerekir.

Burada rakamların sıkıcı dünyasından çıkıp kısa bir mola verelim.

TÜİK özellikle son 10 yıldaki bu çürümeyi iktidara sadakatle eşdeğer gördüğü için, bu işin dengesini, şerazesini de kaçırdı iyice. Çok güzel birkaç örnek var. O kadar ilginç yöntemler bulundu ki, hani şark kurnazlığının bile dik alası. Mesela 2019 yılı için GSMH (Gayri Safi Milli Hasıla) hesaplıyorum. Benim bulduğum rakam, hükümetin açıkladığından daha az çıkıyor. Oysa ki hesap basit; 2019 yılının TL olarak GSMH’sını alırsın, bunu o yıl gerçekleşen Merkez Bankası  döviz alış kuru ortalamasına bölersin hesap çıkar ortaya. Bu dediğim yöntem bütün dünya için aynıdır. Aynı olması da gerekir. Mesela Dünya Bankası, IMF yada uluslararası derecelendirme kuruluşları sizi bu rakamlar üzerinden ölçer ve diğer ülkelerle kıyaslar. Hesaplama yöntemini değiştirdiğinizde bu iş elma ile armudun kıyasına döner.

Neyse, benim rakam ile hükümetin rakamı tutmayınca kurcalamaya başladım. Merkez Bankasının 2019 yılı döviz satış, efektif alış vs. gibi rakamlarıyla işlem yaptım. Bu rakamlar paydayı büyüttüğü için istenilen sonuç olamazdı. Çünkü hükümetin yaptığı hesapla GSMH ve kişi başına gelir artmıştı. Dolayısıyla paydayı küçültecek ihtimaller üzerinde durmak lazımdı. Biraz basitleştirmek için şu örneği vermek isterim. Diyelim ki ulusal para ile 100 TL gelirimiz var. Onu dolara çevirmemiz lazım. Doların Merkez Bankasına göre yıllık ortalama alışı 1$=4 TL ise; 100/4 yani 25 dolar yıllık gelirimiz olur. Payda küçülürse, yani 4 yerine 3 yazarsak 100/3 işleminden yıllık gelirimiz 33 dolara çıkmış olur. Eğer gelirimizi kağıt üzerinde artırmak istiyorsak yukarıdaki gibi paydayı küçültecek Şarkî bir kurnazlığa ihtiyacımız olur. Gelelim o kurnazlığı… İthalat ve ihracat yapan firmalar bilir; kazancınızı artırmak için Dolar ve Euro kurunun en uygun olduğu zamanı belirleyip ticaret yapmanız lazım.

İhracat yapan bir firmaysanız doların en yüksek olduğu kur seviyesini yakalamaya çalışırsınız. Bugünkü rakamlar üzerinde anlatırsam; eğer dolar 7 lira iken 1000 dolarlık ihracat yaparsanız, kasanıza giren 1000 doların karşılığı 7000 TL olur. Aynı 1000 dolarlık ticareti dolar 6,5 TL iken yapsaydınız, 500 TL zararla paranız 6500 TL olurdu. Bu örnekten de anlaşılacağı gibi ihracatçı, doların en pahallı olduğu seviyeden mal satıp karını maksimize etmek ister.
Bir de ithalatçı açısından aynı örneğe bakalım. Bu defa tam tersine yurt dışında 1000 dolarlık mal almak istiyorsunuz. Böyle bir durumdu kurun en düşük olduğu seviyeyi yakalamanız gerekir. Dolar 6,5 TL iken, yurt dışından aldığınız malın bedeli için kasanızdan 6500 TL, dolar 7 TL iken 7000 TL çıkar. Dolayısıyla kazancını arttırmak için ihracatçının en yüksek, ithalatçının da en düşük kur seviyesini yakalaması gerekir. Şimdi TÜİK’in kurnazlığı da burada devreye giriyor. Yıl içerisinde yapılan toplam ithalat işlemlerinde geçerli olan kur seviyesi aynı zamanda en düşük kur seviyesidir. Yani en küçük kur rakamını buradan yakalarsınız. Gelirinizi hesaplamak için dünyanın uyguladığı standart yöntem ulusal parayı, merkez bankası ortalama alış
kuruna bölmek iken TÜİK burada, paydayı küçültmek ve bu yolla da kağıt üzerinden geliri artırmak için ithalat işlemlerindeki kur ortalamasını kullanıyor.
Bu yöntemle kişi başına gelirde sağlanan artış yıllık 200 dolar… Tahminen; kişi başı yıllık gelirinizin 9.300 olması gerekirken, böylesi bir kurnazlık ve hokus pokusla 9.500 dolara yükseltiliyor.

Son yıllardaki bu cevvalığıyla TÜİK objektif istatistik yerine, manipülatif rakamlar üreten bir kurnazlık enstitüsüne dönüştü. Ancak, son açıklanan işsizlik rakamlarında biatın dozu fena halde kaçtı.

Mealen söylemek gerekirse, AKP’li bürokratın biatı elde patladı. TÜİK’e vur dediler, o öldürdü…Türkiye’de hiç kimse böyle azalan bir işsizlik rakamı beklemiyordu. Ne Akp, ne yandaş kanallar, ne de yandaş yorumcular… Donup kaldı garipler. Halbuki 3 5 puanlık bir artışın sunumu hiç de fena olmayacaktı. Damat şöyle diyecekti mesela; “Salgının en yoğun yaşandığı günleri, işsizlikteki çok hafif bir artışla çok şükür atlatmış olduk”. Elbette damadın alameti farikası olan bu söz de hemen ardından gelecekti: “En kötüsü geride kaldı”.

Garibim Bloomberg kanalı, dut yemiş bülbül misali ağzını bıçak açmıyor. Çok bariz bir yalanla herkes kalecinin tek ayak üzerinde yakalanması gibi kalakaldı. Yahu ülke bildiğin kapandı, çarklar durdu, neredeyse marketler hariç her yer kapandı ama İsa’nın, Musa’nın mucizesinden beter bir şey oldu ve işsizlik azaldı. Zavallı AKP, çıkıp göğsünü gere gere “işsizliği azalttım” da diyemiyor… Ah TÜİK ah! Sadakat ve biat bu kadar abartılır mı? Bunun da bir kıvamı, ölçüsü, yolu yordamı var. Ne yaptın sen kuzum; öyle rakamlar açıkladın ki AKP’lilerin bile yüzü kızarttın.

PAYLAŞIN
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Hakkında admin

Tekrar kontrol edin

Ermenistan-Azerbaycan sınırında çatışmalar sürüyor

Azerbaycan-Ermenistan arasındaki çatışmalar bu sabah yeniden başlarken Karabağ yönetiminden kayıplara ilişkin açıklama yapıldı. Ermenistan’dan sivil ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir